KANSERLE BAŞ ETMENİN 6 YOLU

Çevrenizi bulun:
İlk başta kanser topluluğu fikrine karşı çıktım. Kanser olmak yeterince zordu; bir de deneyimlerimi bir grup yabancıyla paylaşmak zorunda mıydım? Bu bana ekstra ödev gibi gelmişti. İlk kanser destek grubu toplantıma gitmeden önce birkaç ay tereddüt ettim. Düzinelerce benimki kadar ya da benimkinden daha da kötü hikâyeleri dinlemeyi hayal etmek kahrediciydi. Ama şaşırtıcı bir şey oldu. Kuzey New York’taki Gilda’nın Kulübünde bir genç yetişkin kanser destek grubuna gitmeye başladım. Teşhisimden itibaren ilk kez korku ve heyecanlarımda yalnız olmadığımın farkına vardım. Kanser deneyimimde yalnız hissetmek yerine orada aynı şeyleri yaşayan ve ne olduğu konusunda mantıklı olmamda bana yardımcı olabilecek aynı yollardan geçmiş ve geçmekte olan şaşırtıcı bir insan topluluğu olduğunu fark ettim.

Diğer kanser hastalarının hikâyeleri ile harap olmaktan ziyade onların gücü ve cesareti ile güçlendim ve esinlendim. Aynı zamanda sanal alemde - Twitter, Facebook ve diğerlerinde şaşırtıcı derecede güçlü ve enerjik bir kanser ağı buldum. Ama deneyimlerimden yola çıkarak- kelimelerin yetersiz kaldığı yerde- ne yollardan geçtiğinizi anlayan biri ile yüz yüze iletişimin yerini hiçbir şeyin dolduramayacağını söyleyebilirim. En yakın arkadaşlarımdan ikisi hastanede tanıştığım yaşıtlarım. Her an kanserden konuşmuyoruz. Ama ihtiyacımız olduğunda bunu paylaşabileceğimizi bilmek paha biçilemez.

Karmaşayı ortadan kaldırın:


Kanser hem içeride hem de dışarıda dağınıklığa neden olur. Bu ya vücudunuzu istila eden hastalığın kendisi ya da hastalıkla gelen maddi dağınıklıktır. Yığılan çamaşırlar, açılmamış faturalar, başucu masasında biriken turuncu reçeteli ilaç şişeleri, cevaplanmayan telefonlar, e postalar ve dahası… Kaosu küçük yollarla kontrol altına almaya çalışmanın yardımcı olacağını anladım. Thoreau bize düzenlememizi söylerken kanser hakkında konuşmuyor olabilir ama ‘’ basitleştir, sadeleştir’’kelimeleri sürekli beynimde dolaşıyor. Odamdaki gereksiz karmaşadan kurtuldum. Düzenli, küçük bahar temizlikleri yapıyorum. Neye ihtiyacım var? Neyi depoda saklayabilirim? Temizlik beni bitkin düşürse de bu benim kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Çevremin nasıl göründüğü ve hissettirdiği zihnimde büyük bir etki yaratıyor, özellikle de yatarak uzun zaman geçirdiğimde. Hafif hissetmeyi seviyorum.
İlişkilerinize öncelik verin:
Kanser aynı zamanda beni sosyal hayatımı düzenlemeye zorladı. Lösemi olduğumu öğrendiğimde üniversiteden yeni mezun olmuştum. Düzinelerce arkadaşım, dostum bana gece gündüz çılgın bir sosyal ağ sağladılar, konuştular, mesaj attılar. 22 yaşındaki herkes gibi telefona bağlanmıştım. (Aslında bir iş bir de kişisel olmak üzere 2 tane BlackBerry taşıyordum.) Teşhisimden sonra eski günlerime ayak uydurup devam etmeye çalıştım, ama zaman daha azdı. Ve çok daha az enerjim vardı. Başta arkadaşlarımla eskisi gibi sık iletişim kuramadığım için suçlu hissettim. Ama kanser beni daha basit bir programa uymaya zorladı. Yeni bir telefon aldım- e posta, facebook, özel klavyesi olmayan basit bir model. Bu benim zamanın daha çok bilincimde olmamı sağladı. Şimdi az sayıda insanla iletişim kuruyorum. Daha az dağılmış, daha çok hazırlıklıyım. Bundan dolayı ilişkilerim daha güçlü.

Kendinize nazik olun:
Beni hayal kırıklığına uğrattığı için vücuduma kızgın olmak yerine kendime bunu kafaya takmama izni veriyorum. Söylemesi yapmasından kolay- Henüz bu noktayı tamamlayamadım çünkü hala kendime nazik davranmak konusunda çabalıyorum. Vücudum çok yorgun ve beynim puslu olduğunda ( buna kemo beyin diyorlar) kendime karşı gelmeye engel olamıyorum. Bazen öğlene kadar uyuyunca veya birkaç lokmadan fazla yiyemeyince ya da kaslarım tezgahtaki sürahiyi kaldıramayacak kadar zayıf olduğumda kendimi hastanelik ediyorum. Bu terslikleri başarısızlık ya da zayıflık olarak görmemek günlük bir savaş. Ama değiştiremeyeceğim şeyler için kendimi cezalandırmamaya çalışıyorum. Kendimize en anlayışlı biz olmalıyız. Genelde kendimize en çok bizim yargılayıcı ve sert olabildiğimizi gördüm.

Başkası için bir şeyler yapın:
Uzun bir süre hasta olma deneyimi ilgi odağı olmak anlamına gelir. Birinin sizinle ilgilenmesi gerekir, insanlar devamlı sizin için endişelenir ve bir hasta olarak siz de kendinize odaklanarak çok zaman geçirirsiniz. Ve bu dönem bolca ‘’siz’’ içerir. Kanser size bir tür miyop bahşeder. Her zaman her şeyin üstünde kendi sağlığınızı tutarsınız. Bu diğer insanları düşünmek için yeteri kadar zaman vermez. Teşhisimden bu yana ilk kez diğer kanser hastalarına ve zor bir dönemden geçen arkadaşlarıma mektup ve yardım paketleri göndermeye başladım. İnsanlara elimizi uzatarak aldığımız tüm yardım ve ilgiyi aktarabiliyoruz. Anladım ki acı çeken diğer insanlara küçük şükran ve bağlılık eylemleri beni kendime acımadan kurtarıyor ve yardım edilen olmanın yanında yardım etme gücümün olduğunu hissetmemi sağlıyor.

Kanserden bağımsız hedefler koyun:
Teşhisimin ilk günlerinden itibaren benim için kanserin kayıplarından biri hayallerimi ve hedeflerimi erteleme hissi oldu. Bu durdurulan planlar-hayaller, kesintiler- her gün üzerime daha çok ağırlık yaptı. Durmadan yapabileceğim her şeyi  düşünüyordum - her şeyi ama hastanede yatarak yada infüzyon koltuğunda oturarak. Tam hastalanmadan önce hayallerim üzerine çalışıyordum. Son sınıfta yaptığım Tunus politikası hakkındaki araştırmama dayanarak oradaki devrimi rapor etmek için babamın vatanı olan Tunus’a bir seyahat planlıyordum. O zaman Arap Devriminin ilk günleriydi. Büyük şeyler oluyordu ve bunu incelemek için hazırdım. Ama teşhisim kemo ve yeni planları getirdi. Bu fırsatı kaçırmak kahrediciydi. Ama kanserin hayatımı beklemeye almasına izin vermek istemedim. Bir çeşit yazar olmak her zaman benim hedefim olmuştu. Bundan dolayı şimdi tekrar bu hedefimi gerçekleştiriyorum. Ama bu sefer farklı bir devrimi yazıyorum.

Suleika Jaouad

İngilizcen çeviren : Seda Yazıcı

« Geri