Meme Kanserinin Cerrahi Tedavisi

Meme kanseri sistemik bir hastalıktır. Hastalığın biyolojik özellikler açısından her kadında farklı olması tedavisinin de kişiye özel dizayn edilmesini gerektirir. Her bir tedavi basamağının sıra veya süresi hasta ve tümör özellikleri ile ilişkili multidisipliner bir ekip ile düzenlenmelidir. Meme kanserinin güncel anlamda en etkin tedavilerinin başında cerrahi gelmektedir.

Tedavide başarıya ulaşmakta en önemli nokta erken teşhis sağlanması olup, bu sayede tedavi süreci sonunda hem sağkalım hem de hayat kalitesi açısından en üst noktaya ulaşılması mümkün olmaktadır.

Cerrahi genellikle meme kanserine karşı ilk mücadele yöntemidir. Cerrahiyle ilgili kararlar birçok faktöre bağlıdır. Doktorunuzla birlikte, kanserin evresi, kanserin özellikleri ve uzun vadede sizi psikolojik olarak neyin rahat ettireceği gibi etkenlere göre sizin için en uygun cerrahi yöntemine karar verebilirsiniz.

Farkındalık Görseli

Meme Kanseri Hakkında Önemli Bilgiler

%90 Başarı

Erken teşhis edilen meme kanserinde tedavi başarısı %90’ın üzerindedir.

20 Dakikada Mamografi

Mamografi taraması ortalama 20 dakika sürer ve hayat kurtarabilir.

Her 8 Kadından 1'i

Hayatının bir döneminde her 8 kadından 1’ine meme kanseri tanısı konulmaktadır.

BU SAYFA İÇERİKLERİ TÜRK CERRAHİ DERNEĞİ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR.


Cerrahi Tedavi Süreci

Meme kanserinde cerrahi tedavi süreci, tanı konulduktan sonra hastaya en uygun ameliyat yönteminin seçilmesi ve uygulanmasıyla başlar.

Her ameliyat; planlama, hazırlık, riskler ve iyileşme sürecini içerir. Bir ameliyat öncesinde, sırasında ve sonrasında karşılaşacağınız temel noktalar aşağıdaki gibi sıralanabilir.
Tıbbi Geçmişiniz
Doktorunuzla ameliyat planlaması yaparken, size tıbbi geçmişinizle ilgili sorular sorulacaktır. Tıbbi geçmişiniz, ameliyat sırasında güvenliğinizi sağlamada çok önemli bir rol oynar. Önemsiz ya da canınızı sıktığını düşünseniz dahi, bu süreç herhangi bir bilgiyi saklayacağınız bir zaman değildir. Doktorunuzla mutlaka HER ŞEYİ paylaşın. Hangi tür ameliyat olursa olsun, doktorunuzu şu konularda mutlaka bilgilendirmelisiniz:
1.Daha önce girişimlere (diş çekimi vb.) veya ilaçlara (alerjiler dahil) karşı kötü bir reaksiyon yaşayıp yaşamadığınız,
2.Güncel olarak kullandığınız veya yeni bıraktığınız ilaçlar (reçeteli, reçetesiz, “eğlence amaçlı” maddeler),
3.Aldığınız vitaminler, bitkisel takviyeler ve benzeri ürünler.
Doktorunuz, ameliyattan birkaç hafta önce kullanmakta olduğunuz bazı ilaçları bırakmanızı isteyebilir. Bazı ilaçlar, vücudunuzun ameliyatın sürecini atlatmasını ve iyileşmesini olumsuz yönde etkileyebilir.
Ameliyattan birkaç hafta ya da gün önce, anesteziyi ve operasyonu tolere edip edemeyeceğinizi görmek için bazı testlerden geçmeniz gerekir. Her test gerekmeyebilir ama en yaygın olanlar şunlardır:
Göğüs Röntgeni ve elektrokardiyogram (EKG): Akciğerlerinizin ve kalbinizin düzgün çalışıp çalışmadığını gösterir.
Kan testleri:Kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, kanama veya enfeksiyon riskinizi değerlendirir.
İdrar testi: Böbrek fonksiyonları ve olası enfeksiyonları belirlemek için yapılabilir.
• İleri görüntüleme taramaları da yapılabilir. Bunlar tümörün yerini, boyutunu ve diğer dokularla ilişkisini belirlemeye yardımcı olur.
Ayrıca şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalığı gibi cerrahiyi etkileyebilecek durumlarınız olup olmadığı da sorulur.
Yiyecek ve İçecek
Doktorunuz, ameliyat öncesi gece yarısından sonra hiçbir şey yememenizi ve içmemenizi isteyebilir. Bu, ameliyat sırasında midenizdeki yiyeceklerin ve mide asidinin kusulup akciğerinize kaçma riskini azaltmak içindir. Bu durum nadir olsa da, genel anestezi altında oldukça ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle gece yarısından sonra yeme-içme yasağı varsa mutlaka uymalısınız.
Aynı gün taburcu edileceğiniz (günübirlik) bir ameliyat olacaksa, sizi eve götürecek birinin yanınızda olması gerekir. Ne kadar güçlü ya da bağımsız olsanız da, yanınızda istediğiniz birinin olması sizi rahatlatabilir. Hastaneye kabul süreci bile tek başına yorucu olabilir. Aynı gün eve dönmek zordur çünkü ameliyatta kullanılan ilaçlar hâlâ vücudunuzda etkili olabilir. Eğer geceyi hastanede geçirecekseniz ve arkadaşınızın ya da bir yakınınızın odanıza alınmasını istiyorsanız, bunu önceden doktorunuza ya da hastane personeline söyleyin.
Ameliyattan önce hastaneye kabul edildiğinizde, büyük olasılıkla “bilgilendirilmiş onam” adı verilen bir form imzalamanız istenecektir. Bu, ameliyata rıza gösterdiğiniz ve süreç ile risklerini tam olarak anladığınız anlamına gelir. Bu formu, ameliyattan yeterince süre önce alıp okumalı ve anlamalısınız. Bu formun amacı:
• Doktorunuzun ne yapacağını size açıkça açıklamış olması,
• Alternatif tedavi seçeneklerini biliyor olmanız,
• Ameliyat planını ve olası risklerini anladığınızdan emin olunmasıdır.
Doktorunuza ne kadar güveniyor olsanız da formu dikkatle okunması ve yalnızca önceden doktorunuzla görüştüğünüz ve üzerinde anlaştığınız işlemler için onay verilmesi önemlidir. Anlamadığınız noktaların doktorunuza ameliyattan önce sorulması gerekir.
Ameliyattan önce anestezi uzmanınızla tanışarak tıbbi geçmişiniz, varsa alerjileriniz ve anestezinin nasıl uygulanacağı hakkında konuşacaksınız. Genel anestezi altında uygulanan ameliyatlarda ameliyat süresince bilinciniz kapalı olacak ve hiç bir şey hissetmeyeceksiniz. Anestezi konusunda sorularınızı anestezist ile görüşmeniz sırasında mutlaka sorunuz. Memenin alınması (mastektomi), koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılması ve yeniden meme yapılması (rekonstrüksiyon) gibi ameliyatlarda genel anestezi kullanılır. Eğer genel anestezi alacaksanız, süreç genelde şöyle olur:
• Bir hemşire kolunuza ince bir iğneyle bir serum seti takar ve sabitler. Bu damar yolu ile size ilaç ve sıvı verilecek, böylece her seferinde iğne yapılmasına gerek kalmayacaktır.
• Siz uyuduktan sonra, anestezi uzmanımca yerleştirilen bir tüp aracılığı ile cihaz vasıtası ile solunumunuz düzenli tutulur. Uygulanan ilaçlar sayesinde ameliyat boyunca ağrı hissetmezsiniz.
• Tüm ameliyat boyunca doktorlar – özellikle anestezi uzmanı – kalp atışınızı, tansiyonunuzu ve solunumunuzu sürekli takip eder. Böylece vücudunuzun düzgün çalıştığından emin olurlar.
Daha önce hiç ameliyathaneye girmediyseniz, oradaki aletler ve yoğun hareketlilik sizi biraz rahatsız edebilir. Etrafınızda daha önce hiç görmediğiniz birçok insan olabilir. Cerrahi ekip kendi aralarında konuşur, ekipmanları yerleştirir; biraz gürültü olabilir. Cerrahınız, siz hala uyanıkken içeri gelip size “merhaba” der ve içinizi rahatlatmaya çalışır. Ameliyathaneler soğuk olduğundan üşümemeniz için gereken ısıtıcılar sağlanır. Gördüğünüz ekipmanların çoğu, ameliyat boyunca vücudunuzu dikkatle izlemek içindir:
• Kolunuza tansiyon ölçer takılır.
• Kalp atışınızı takip etmek için bir EKG cihazı bağlanır.
• Parmak ucunuza bir klips takılır; bu da kandaki oksijen seviyesini ve anestezi düzeyini ölçer.
• Siz uyduktan sonra solunum tüpü, nefes almanızı sağlamak için boğazınıza yerleştirilebilir.
• Eğer ameliyat 1 saatten uzun sürecekse, bacaklarınıza özel çoraplar giydirilebilir. Bunlar kan pıhtılaşmasını önlemeye yardımcı olur. Tuhaf bir his verse de acı verici değildir.
• Ameliyat başlamadan hemen önce, cildiniz antiseptik bir solüsyonla temizlenir ve vücudunuz steril örtülerle kapatılır. Sadece ameliyat yapılacak bölge açık bırakılır.
Ameliyat sonrası uyanma odası Ameliyatınız tamamlanıp uyandıktan sonra kendinizi diğer ameliyat olan hastalarla birlikte bir “uyanma odasında” bulacaksınız. Bu odada görevli sağlık personeli, tansiyonunuz, kalp atışınız ve nefes alışınızı dikkatle izler. Tam olarak uyanıp durumunuz stabil olana kadar burada kalırsınız. Ağrınız varsa, bunu mutlaka söyleyin. Hemşireler, doktorunuzun önceden yazdığı ağrı kesicileri size verebilir. Ameliyattan sonra üşümeniz normaldir, bu da anesteziden kaynaklanır. Üşüyorsanız, bunu mutlaka söyleyin, sizi ısıtacak tedbirler anında alınır.

Hastanede kalış Süresi Geçirdiğiniz ameliyata bağlı olarak farklılık gösterir. Doktorunuz karar verilen ameliyata bağlı olarak olası hastanede kalış süresini amelyiat öncesi sizinle paylaşır. Ameliyatınızın aynı gün evinize dönmenizi sağlayacak günübirlik bir ameliyat mı? yoksa genellikle hastanede daha uzun süre kalmayı gerektiren bir ameliyat mı olduğu konusunda sizi bilgilendirir.

Hareket Etmeye Başlamak Doktorlar ve sağlık çalışanları, hastaların bir an önce bağımsız olmalarını ister. Hatta siz daha hazır hissetmeden sizi hareket etmeye teşvik edebilirler. Çünkü araştırmalar, ameliyattan sonra ne kadar erken hareket edilirse, iyileşmenin o kadar hızlı ve sağlıklı olduğunu göstermektedir. Doktorunuz şu şekilde bir hareket planı önerebilir:
• Ameliyattan birkaç saat sonra yataktan kalkmak,
• Ertesi sabah kol egzersizlerine başlamak (sertlik oluşmaması için),
• Meme koruyucu cerrahiden sonra birkaç gün içinde, mastektomiden sonra ise birkaç hafta içinde günlük aktivitelerinize geri dönmek.
Patoloji raporunun sonuçlarını beklemek
Biyopsiden sonra aldığınız patoloji raporu gibi, meme koruyucu cerrahi veya mastektomi sonrası da bir patoloji raporu alırsınız. Bu raporun sonuç süresi farklılık gösterebilir. Ameliyat öncesi sonuçların ortalama ne sürede çıktığı konusunda doktorunuzdan bilgi almanız endişe içinde geçireceğiniz bu süre konusunda bilgilenmenizi sağlar. Bu bekleme süresi, yaşadığınız en zorlu dönemlerden biri olabildiğinden önceden olası sürenin bilinmesi süreci sizin için daha rahatlatıcı hale getirir.
Bu süreyi daha rahat geçirmek için, doktorunuzdan önceden şu bilgileri alın:
• Sonuçlar ortalama olarak ne kadar zamanda çıkacak?
• Size nasıl bildirilecek? (Telefonla mı, yoksa yüz yüze bir randevuda mı?)
Hazırlıklı olun: Patoloji raporu bilgileri gelmeden durumunuzu tam olarak değerlendirmeye çalışmayın. Tüm sonuçlar geldikten sonra, doktorunuz raporu sizinle birlikte inceleyecek ve sonraki adımları konuşacaktır. Bu adımlar, kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavisi veya hedefe yönelik tedavi gibi ek ("adjuvan") tedavileri içerebilir.
Patoloji raporunuzu daha iyi anlamak için doktorunuzla konuşunuz.
• Patoloji raporunun sonuçlarını bana açıklar mısınız?
• Başka hangi tedavilere ihtiyacım var?
• Ağrı, mide bulantısı gibi belirtiler yaşıyorsam, ne kadar sürecek?
• Hangi aktiviteleri yapmam yasak?
• Normal hayatıma ne zaman dönebilirim?
Meme kanseri ameliyatlarında kullanılan teknikler son yıllarda büyük ölçüde gelişti. Ancak, her ameliyatın bir riski vardır. Ayrıca kişiye bağlı faktörler doğrultusunda bu riskler artabilir. Meme kanseri ameliyatında görülebilecek bazı risk ve sorunlar şunlardır:
Yara enfeksiyonları: Genellikle antibiyotiklerle tedavi edilir.
Yara iyileşme sorunları:
- Hematoma: Yara içine kanama ve kan birikmesi.
- Seroma: Yara içinde berrak sıvı birikmesi.
Bunlar genellikle kendini sınırlayıp ek müdahale gerektirmeyen durumlar olup doktorunuz gereklilik halinde bu sorunları ek girişimler (aspirasyon, dren tatbiki, yıkama ve pansumanlar vb..) ile tedavi edecektir.
Kanama: Nadir görülür. İki taraflı mastektomi gibi ameliyatların öncesinde kan bağışı yapmanız istenebilir.

Genel anestezi riskleri: Solunum, kalp sorunları veya alerjik reaksiyonlar olabilir. Ölüm riski kişiye özgül olup çok nadir olmakla birlikte ameliyat öncesi anestezistinizden bu konu hakkında da bilgi edinebilirsiniz.

Kolda lenf sıvısı drenajı sorunları: Ameliyattan sonra kolunuzda sıvı birikerek şişme (lenfödem) olabilir. Lenfödemin önlemesi için ameliyat öncesi gerekli konsültasyonların yapılması sağlanır. Bu riskin koltukaltı cerrahisi gerektiren hastalarda tamamen ortdan kaldırılması mümkün değildir. Ameliyat öncesi size uygulanacak koltukaltı cerrahisi ve bunun olası riskleri konusunda cerrahınız sizi bilgilendirecektir.

Rekonstrüksiyon (yeniden meme oluşturma) ameliyatları: Mastektomi yani memenizin tamamının alınması sonrası uygualanabilen rekonstrüksiyon amelyiatlarının kendine özgü riskleri vardır. Cerrahınız bu konuda sizi bilgilendirecektir.
Meme kanseriyle ilgili bazı yanlış inanışlar mevcuttur. Bu yanlış bilgiler, doğru tedavi kararları vermenizi zorlaştırabilir ve sizi almanız gereken tedaviden uzaklaştırarak hastalığı tedavisi mümkün olmayan noktalara taşıyabilir.
Yanlış: "Ameliyat kanseri havayla temas ettirir ve yayılmasına neden olur."
Doğru: Ameliyat sırasında vücuttaki kanser hücrelerinin yayılmasına neden olan şey hava değil, kanserin zaten yayılmış olmasıdır.
Ameliyattan sonra kalan kanser hücrelerini yok etmek için radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavisi gibi ek tedaviler uygulanır.
Yanlış: "Mastektomi, ışın tedavisiyle birlikte yapılan meme koruyucu ameliyattan daha güvenlidir."
Doğru: Tek bir tümörü olan ve 4 cm’den küçük bir kitle çıkarılan hastalarda, meme koruyucu ameliyat ve sonrasında radyoterapi genellikle mastektomi kadar etkilidir.
Yanlış: "Ailemde meme kanseri varsa, meme koruyucu ameliyat + radyoterapi bana uygun değildir."
Doğru: Ailede kanser olması, sizin kanserinizin daha tehlikeli olduğu anlamına gelmez. Uygun cerrahi yöntemi belirlemek için doktorunuz kanserin evresine, tipine ve sizin tercihlerinize göre değerlendirme yapar.
Yanlış: "Lenf bezlerim alınırsa kolum ömür boyu şiş kalır."
Doğru: Lenf düğümleri alındığında bazen kolda şişlik (lenfödem) olabilir. Bu durum hastaların %5-10’unda görülür. Risk, daha fazla lenf düğümü alınırsa ve üzerine radyoterapi ile kemoterapi eklenirse %25’e çıkabilir. Ama doğru bakım, egzersiz ve fizik tedaviyle lenfödem riski azaltılabilir veya kontrol altına alınabilir.
Ameliyat öncesi endişelenmek tamamen normaldir, özellikle de daha önce hiç ameliyat olmadıysanız veya hastanede fazla zaman geçirmediyseniz.
İnsanlar genellikle bilmedikleri, tecrübe etmedikleri veya anlamadıkları şeylerden korkar. Doktorunuza sizi neyin korkuttuğunu söylerseniz, o da size durumu daha iyi açıklayabilir ve sizi rahatlatabilir. Kanser tanısı alan tüm hastaların cerrahları ile detaylı görüşmeleri ve stresle başa çıkılmasına yardımcı olabilecek psikiyatri konsültasyonu ile destek almaları tedavi sürecinde hayat kalitelerinin artması, kaygı ve endişelerinin azalması konusunda büyük öneme sahiptir.
Unutmayın: Korkunuzu içinize atarsanız, bu duygular daha da büyüyebilir.
• Benim için hangi tür ameliyatı öneriyorsunuz?
• Bu işlemi neden olmam gerekiyor?
• Meme koruyucu ameliyatı tercih edersem mememin ne kadarı alınacak?
• Bu ameliyatın riskleri ve yan etkileri neler?
• Bu ameliyatı olmazsam ne gibi risklerle karşılaşırım?
• Hangi anestezi seçenekleri var?
• Anestezinin riskleri nelerdir?
• Ne tür bir kesi yapılacak?
• Lenf düğümlerim alınacak mı? Kaç tanesi alınacak?
• Ameliyattan sonra kolumu nasıl korumalıyım?
• Ameliyat sonrası nasıl hissedeceğim? Ağrı kesici almam gerekecek mi?
• Kesi yerine nasıl bakım yapacağım?
• İyileşme sonrası vücudumda nasıl bir iz kalacak?
• Meme/koltuk altı bölgeme dren yerleştirilecek mi? Onlarla nasıl ilgilenmeliyim?
• Dikiş alınması gerekecek mi?
• Hastanede ne kadar kalacağım?
• Evde iyileşme süreci ne kadar sürecek? Nelere dikkat etmeliyim?
• Diyetim ile ilgili öneriler nelerdir?
• Fizik tedavi egzersizleri yapmalı mıyım? Bunlarla ilgili broşür ya da bilgi var mı? • Ameliyat sonrası sizi ne sıklıkla göreceğim?
• Mastektomi olursam meme rekonstrüksiyonu (yeniden yapım) mümkün mü?
• Patoloji sonuçlarımı ne zaman alacağız? Nasıl bilgilendirileceğim?

Meme Kanseri Tedavi Seçenekleri

Meme kanseri tedavi seçenekleri, hastalığın evresine, tümörün türüne, hastanın genel sağlık durumuna ve tercihlerine göre değişir.

Meme kanseri teşhisi konduktan kısa bir süre sonra, doktorunuzla ve sağlık ekibinizin diğer üyeleriyle görüşerek size en uygun tedavi seçeneklerini belirlersiniz. Her meme kanseri vakası benzersizdir. Bu yüzden patoloji raporunuzu anlamak, doğru tedavi planı oluşturmak için çok önemlidir. Tedavi planınız, kanseri yok etmek ve tekrar etmesini önlemek amacıyla bir ya da birden fazla tedavi yönteminden oluşabilir. Bu tedavi planını ameliyat olacağınız merkezin konusunda uzman multidisipliner ekibini oluşturan hekimler, tüm verilerinizin değerlendirildiği konseylerde görüşerek, sizin de görüş ve isteklerinizi dikkate aldıktan sonra belirler.
İkinci Görüş Almak Faydalı Olabilir
Teşhis veya tedavi planınızla ilgili kafanızda soru işaretleri varsa, ikinci bir doktora danışmakta tereddüt etmeyin. İkinci bir görüş hastalığın türü ve evresi hakkında aklınızdaki soruları giderebilir.
Neoadjuvan (ameliyat öncesi) tedaviler:
Kanseri küçültmek için ameliyattan önce uygulanan tedavilerdir. Örneğin, bazı hastalar ameliyattan önce kemoterapi alabilir. Bu sayede cerrahinin kapsamı azalabilir.
Adjuvan (ameliyat sonrası) tedaviler:
Kanserin tekrarlama riskini azaltmak için ameliyattan sonra uygulanan tedavilerdir. Tedavi sıralaması planlanırken, kanserin özellikleri, varsa genetik test sonuçları ve sizin kişisel tercihleriniz dikkate alınır.
Hangi tür cerrahinin yapılacağı; kanserin tipi, sizin sağlık durumunuz ve tercihlerinize bağlıdır. Seçenekleriniz arasında şunlar olabilir.
Meme Koruyucu Ameliyatlar:
Meme Koruyucu Cerrahi: Sadece tümörün alındığı meme koruyucu ameliyat.
Onkoplastik Meme Koruyucu Cerrahiler: Daha gemiş meme dokusunun çıkarılması gereken durumlarda sağlam cerrahi sınır eldesi ile birlikte memenin kabul edilebilir kozmetik sonuç için tekrardan şekillendirilmesini sağlayan daha kapsamlı ameliyatlar.

Mastektomi: Tüm memenin, memebaşı ile birlikte meme derisini de içerecek şekilde alındığı ameliyat (tek ya da çift taraflı olabilir).
Mastektomi Sonrası Memenin Rekonstrüksiyonu: Tüm memenin alındığı ameliyatlar sonrası implant olarak adlandırılan malzemeler ile veya vücudun diğer alanlarından getirilen özdokular ile memenin tekrar oluşturulması ameliyatları

Meme Kanseri Ameliyatı: Mastektomi veya Meme Koruyucu Cerrahi Belli koşullar altında, meme kanseri olan kişiler, memenin tamamen alınması (mastektomi) ile meme koruyucu cerrahi (meme koruyucu cerrahi) ve ardından radyasyon tedavisi arasında seçim yapma fırsatına sahip olabilirler. Meme koruyucu cerrahi ve ardından radyasyon tedavisi, uygun olan kişiler için, mastektomi kadar etkilidir.
Karar Verici Faktörler
Çoğu kadın, seçeneği olduğunda daha az invaziv olan meme koruyucu cerrahiyi tercih ederken, meme koruyucu cerrahi ve mastektomi arasındaki seçim, aşağıdaki faktörlere nasıl hissettiğinize bağlıdır:
Memenizi korumak ister misiniz?
Eğer memenizi korumak sizin için önemliyse, mastektomi yerine meme koruyucu cerrahi ve radyasyon tedavisini tercih edebilirsiniz. • Meme boyutlarının mümkün olduğunca eşleşmesini ister misiniz?
Çoğu kadın için, meme koruyucu cerrahi kozmetik açıdan iyi bir sonuç verir. Ancak, daha büyük bir doku bölgesinin alınması gerektiğinde, meme koruyucu cerrahi memenin daha küçük ya da şekil olarak bozulmuş görünmesine neden olabilir. Hem meme koruyucu cerrahi (şiddetli bozulma varsa) hem de mastektomi için rekonstrüksiyon (yeniden yapılandırma) türleri mevcuttur. Güncel onkoplastik teknikler sayesinde meme korunarak olumlu kozmetik sonuçların elde edilebildiği yöntemler meme kaybının önlenmesi adına çığır açıcı çözümler sunmaktadır. Eğer geniş bir doku bölgesinin alınması gerekiyorsa ve iki memenin boyutlarının eşleşmesi sizin için çok önemliyse, siz ve doktorunuz hangi cerrahinin sizin durumunuz için en uygun olduğuna karar vermelisiniz.
Meme kanserinin geri gelmesinden (nüks) ne kadar endişelenirsiniz?
Eğer tüm memenin alınması, meme kanserinin geri gelmesi olasılığı konusunda daha az endişelenmenize yardımcı olacaksa, mastektomiyi tercih edebilirsiniz. Ancak mastektominin hastalığın nüks etmemesi veya yayılmaması konusunda garanti sağlamadığı ve kesin çözüm olmadığını da karar verirken aklınızda bulundurmanız önemlidir.
Diğer Faktörler
Ameliyat türünüzü etkileyebilecek, karar verirken dikkate alınması gereken kişisel faktörler de vardır:
Nerede yaşadığınız: Farklı ülkelerdeki kadınların memelerinin alınması veya korunması konusunda değişik yaklaşımlarının olduğu bilinmektedir. Karar verirken sizin tercihiniz ile birlikte doktorlarınızın tutum ve önerilerini dikkate almanız önemlidir.
Tedavi aldığınız yer: Meme koruyucu ameliyatlar, üniversite tabanlı hastanelerde, topluluk hastanelerine kıyasla daha yaygın olarak yapılmaktadır.
Cerrahınızın eğitimi: ABD'nin bazı bölgelerinde, daha yaşlı cerrahlar daha eski yöntemlere sahip olabilir ve özellikle yaşlı hastaları için meme koruyucu cerrahi ve radyasyon tedavisini seçenek olarak sunma olasılıkları daha düşüktür. 1980'lerin ortalarına kadar, mastektomi, her aşamadaki meme kanseri için standart tedavi olarak kabul ediliyordu ve yapılan araştırmalar, 1981'den önce eğitim almış cerrahların mastektomi önerme olasılıklarının, meme koruyucu cerrahi önerme olasılıklarından daha yüksek olduğunu göstermektedir. Eğer bir seçeneği diğerine tercih ediyorsanız, cerrahınıza ne kadar mastektomi ve meme koruyucu cerrahi yaptığı ve nedenini sorun. Daha eksiksiz ve dengeli bir anlayış elde etmek için ikinci bir görüş almaktan çekinmeyin. Gizli önyargılar ya da değişmeyen tutumların, en iyi bakımı almanızı engellemesine izin vermeyin.
Bu karar, kişisel bir seçimdir ve en iyi tedavi seçeneklerini anlamak için doktorunuzla birlikte dikkatlice değerlendirmeniz önemlidir.
Meme Koruyucu Ameliyatlar:
Avantajlar ve Dezavantajlar
Avantajlar:
Meme Şeklinin ve Duyusunun Korunması: Meme koruyucu cerrahi, memenizin çoğunu koruyarak şekil ve duyu kaybını minimize eder. Mastektomiye kıyasla daha az invaziv bir cerrahi olduğu için iyileşme süreci daha kısa ve genellikle daha kolaydır. Normal hayata dönme süresi daha kısadır.
Daha Hızlı İyileşme: Meme koruyucu cerrahi, mastektomiye göre daha az travmatik bir işlem olduğu için iyileşme süresi kısalır ve komplikasyon riski daha düşüktür.
Dezavantajlar:
Ameliyat Sonrası Kozmetik Değişiklikler: Bazı durumlarda, özellikle büyük bir doku çıkarıldığında, memede şekil bozukluğu veya küçülme görülebilir. Bu sonuçların olmaması için güncel olarak uygulanmakta olan onkoplastik teknikler bu dezavantajı minimalize etmiştir. Olması durmunda genellikle rekonstrüksiyon ile düzeltilebilir. Mutlaka radyoterapi de gerekeceğinden cerrahınız ve radyasyon onkoloğunuz ile olası sonuçları görüşmeniz önemlidir.
Meme koruyucu cerrahi memedeki kanserli alanın geride hiç kanser hücresi kalmayacak şekilde sağlam cerrahi sınır ile çıkarılmasına yönelik bir cerrahi müdahaledir. Lumpektomi veya parsiyel mastektomi olarak da adlandırılabilir. Kanseriniz küçük, tümör-meme boyutunuz uygun ise ve orantılıysa, doktorunuz meme koruyucu cerrahi önerebilir. Meme koruyucu cerrahi, sadece kanseri çıkarır ve mümkün olduğunca fazla meme dokusunu korur. Mastektomi, tüm memenin alınmasını gerektirdiği halde, meme koruyucu cerrahi yalnızca kanseri alır ve sağlıklı dokuyu korur. Bu cerrahi sonrası nüksün önlenmesi için memeye radyoterapi gerekmektedir.
İşlem: Hastanede kalış süreniz genellikle mastektomiden daha kısa olup bazı durumlarda aynı gün evinize dönmeniz mümkün olabilmektedir.
Cerrahi Hazırlık: Ameliyat öncesinde gerekli hazırlıkların dışında, tümörün yerini belirlemeye yardımcı olacak bir lokalizasyon prosedürü yapılabilir. Ayrıca, lenf nodu haritalama işlemi de gerekir; bu işlem, cerrahın sentinel lenf nodlarını bulmasına yardımcı olur.
Anestezi ve Süre: Ameliyat sırasında genel olarak genel anestezi kullanılmakta olup sedasyon ve maske anestezisi de uygulanabilir. Bu konuda hekiminiz sizi bilgilendirecektir. İşlem süresi değişiklik göstermek ile birlikte genellikle 60 ila 90 dakika arasındadır. Ameliyat sonrası iyileşme odasına alındıktan sonra tamamen uyandığınızdan emin olunur ve odanıza transfer edilirsiniz. Ameliyat sürecini hatırlamayacaksınız.

Sonuç: Meme koruyucu cerrahi, erken evre meme kanseri olan hastalar için etkili bir tedavi seçeneğidir. Memenizi mümkün olduğunca koruyarak kanseri tedavi etmeyi amaçlar. Her cerrahi müdahalede olduğu gibi, potansiyel avantajlar ve riskler hakkında doktorunuzla ayrıntılı bir şekilde konuşmak önemlidir.
El ile Hissedilemeyen Kanserler için Lokalizasyon/İşaretleme İşlemi
Ameliyat öncesinde, el ile hissedilmeyen kanserler için cerrahi sırasında, tümörün meme içinde nerede olduğunu belirlemek amacıyla genellikle bir lokalizasyon işlemi uygulanır. Bu işlem, cerrahiden birkaç gün önce veya ameliyat günü gerçekleştirilebilir.
Tel ile İşaretleme:
Tel ile lokalizasyon yapılıyorsa, bir radyolog, mamografi veya ultrason kullanarak tümörü görüntüler. Ardından, radyolog, memeye ağrı kesici bir madde (lokal anestezi) enjekte eder. Cerrahı çıkarması gereken dokuya yönlendirmek ve rehberlik etmek için tümöre ince bir tel yerleştirir. Telin ucu, memeden dışarıya çıkacak şekilde konumlandırılır ve ameliyata kadar pozisyonunun korunması için üzeri pansuman ile kapatılır.
Diğer İşaretleme Yöntemleri:
Bazı cerrahlar telsiz lokalizasyon yöntemini tercih etmektedir. Bu, cerrahi işlemden birkaç gün önce yapılabilir. Doktor, mamografi veya ultrason kullanarak tümörü tespit eder ve ardından memeye lokal anestezi enjekte eder. Daha sonra, bir rehber iğne ile tümörün bulunduğu bölgeye farklı maddelerden yapılabilen küçük işaretleme aparatlarını (klips, radyoaktif tohum) yerleştirir. Ameliyat günü cerrah, bu işaretleme aparatlarını tespit eden özel cihaz kullanarak deri üzerinden tümörün yerleştiği yeri tespit eder, kesi planını ona göre yaparak kanserli bölgeyi bulur ve çıkarır. Cerrah, tümörün yerini muayene ile deri altında hissedebiliyorsa (bu, “palpabl/ele gelen” tümör olarak adlandırılır), o zaman önceden bir lokalizasyon prosedürü yapılmasına gerek olmayabilir. Cerrah, lokalizasyon prosedürünü yapıp yapmamaya karar verdikten sonra, ameliyat öncesi, planlanan kesi alanını memenizde bir kalem ile işaretleyerek sizi bilgilendirir.
Lenf Nodu Haritalama:
Geçmişte meme kanseri tanısı alan hastaların tamamına hastalığın koltukaltı lenf nodlarına yayılım potansyeli nedeniyle aksiller lenf nodu diseksyonu işlemi uygulanmaktaydı. Bu geniş cerrahi hastalarda ilerleyen yıllarda şiddetli kol şişliğinr (lenfödem) neden olmakta ve hastaların hayat kalitelerinde anlamlı azalmaya ve sosyal yaşamdan kopmalarına neden olmaktaydı. Günümüzde meme kanseri tanısı alan ve muayenede koltuk altında ele gelen, kanser yayılımı açısından şüpheli lenf nodları olmayan hastalara lenfödem riskini azalmak adına sentinel lenf nodu biyopsisi işlemi uygulanmaktadır. Bu işlem için cerrahi ekibiniz, ameliyat öncesinde bir lenf nodu haritalama prosedürü uygular. Bu prosedür, cerrahın sentinel lenf nodlarını ameliyat sırasında bulması için gereklidir.
Lenf Nodu Haritalama İşlemi:
Haritalama özel boyalar veya radyoaktif madde kullanılarak yapılabilmektedir. Radyoaktif madde ile yapılan işaretlemelerde ameliyat sabahı nükleer tıp ünitesinde meme başı etrafına bir radyoaktif sıvı (tracer olarak da bilinir) enjekte edilir. Boya ile yapılacak işaretlemelerde aynı alana ameliyatta boya enjekte edilir. İşaretleme için bir veya her ikisi de uygulanabilir. Bu ajanlar, lenfatik akım doğrultusunda memeden koltukaltındaki lenf nodlarına yönelir ve cerrahın hangi lenf nodlarının alınması gerektiğini belirlemesine yardımcı olur. Epitelyal tümörlerde lenfatik akımın ilk olduğu lenf nodlarına sentinel, yani bekçi nodlar denmekte ve bu nodlarda hastalık yayılımı yok ise daha geniş cerrahi ile sonraki lenf nodlarının çıkarılmasına gerek olmadığı sonucuna varılmaktadır. Böylelikle sizin lenfödem riskinizin azaltılması hedeflenmektedir.
Sonuç: Meme koruyucu cerrahi öncesindeki hazırlıklar, başarılı bir cerrahi müdahale için oldukça önemlidir. Lokalizasyon ve lenf nodu haritalama prosedürleri, cerrahın doğru alanları hedef almasını sağlar ve ameliyatın daha etkili geçmesine yardımcı olur. Anestezi seçenekleri de hastanın konforunu ve cerrahi süreci kolaylaştırmak için dikkatle seçilir.
Meme koruyucu cerrahi şeklinde sadece tümörlü dokunun sağlam cerrahi sınır ile çıkarılmasını içeren ve genellikle küçük tümör boyutunda uygulanan, memede oluşan boşluğun daha karmaşık yeniden yapılandırma işlemlerine gerek kalmadan kapatılabildiği cerrahi işlemler, genellikle 60 ila 90 dakika sürer. Ancak, odanıza gelmeniz ayılmanızın süresini de içereceğinden daha uzun zaman alabilir. Daha geniş rezeksiyon gerektiren, meme boyutu nedeniyle memenin küçültülmesini veya memenin şeklinin yeniden oluşturulması ile olumlu estetik sonucun elde edilmesinin mümkün olduğu daha kompleks cerrahi işlemler onkoplastik meme koruyucu cerrahi (meme şeklinin yeniden oluşturulması) olarak adlandırılır ve ameliyat süresi işleme bağlı farklılık gösterir. Cerrahınız, cerrahi işlemin detaylı bilgisi ve olası ameliyat süresi konusu ameliyata özgül bilgileri sizinle paylaşacaktır.
Yara İzi Yerleşimi
• Cerrahınız, mümkün olduğunca gizli kesiler yapmayı veya memenin doğal kıvrımlarını takip eden kesiler kullanmayı tercih eder. Ancak hiç bir kesi izsiz iyileşmez, mutlaka bir iz kalır. Ne kadar iz kalacağını, yara iyileşme süreçlerine sizin vücudunuzun verdiği tepki belirler.
• Uygun vakalarda, yara izi areola (memenin etrafındaki koyu renkli deri) boyunca, memenin kenarında, koltuk altı kıvrımında veya meme altındaki katlantıda yerleştirilir, böylece izin fazla belli olmaması hedeflenir (bu, estetik yara izi yerleşimi olarak bilinir).
• Ameliyat öncesinde cerrahınızla yara izi yerleşimi hakkında konuşmak iyi bir fikir olabilir, böylece ne bekleyeceğinizi bilirsiniz.
Ameliyatın Aşamaları
1-) Tümörün Çıkarılması:
Cerrah, kanserli dokuyu geride hiç kanser kalmayacak şekilde sağlam cerrahi sınır ile çıkarır. Ne kadar doku çıkarılacağı, tümörün büyüklüğüne bağlı olarak büyük farklılıklar gösterebilir.
2-) İşaretleme Cihazlarının Çıkarılması:
Tümörün doğru şekilde çıkarılması için işaretleme uygulandı ise cerrah bu cihazların (örneğin, klips, tel veya tohum) rehberliğinde tümörü çıkarır. Bu cihazlar, tümörün yerini bulmada ve doğru alanın çıkarılmasında yardımcı olur.
3-) Tümörün Çıkarılması Sonrası Alanın İşaretlenmesi:
Cerrah, kanseri çıkardıktan sonra kanser bölgesini işaretlemek için küçük metal klipsler yerleştirir. Bu işaretleme, radyasyon tedavisi sırasında kanserin hedeflenmesini için gereklidir.
4-) Sentinel Lenf Nodu Biyopsisi:
Bu işlem için cerrah koltuk altından küçük bir kesi yaparak işaretli lenf nodlarını çıkarır.
5-) Patolojik İnceleme:
Tümör, cerrahi sınırları ve çıkarılan lenf nodlarının tümü inceleme için patoloğa gönderilir. Patolog, bu dokuların tamamını mikroskop altında inceler. Kesin raporunu onayladığında, sonucunuzu tedavinizin devamı ile ilgili yol haritasının çizilmesi için cerrahınız ile görüşmelisiniz.
6-) Dren Yerleştirilmesi:
Bazı durumlarda, dren adı verilen elastik bir tüp, tümörün çıkarıldığı bölgeye veya koltuk altına yerleştirilir. Bu dren, boşluğa biriken fazla sıvıyı toplar. Dren, plastik bir topa bağlanarak vakum etkisi ile sıvıyı çeker. Genellikle ameliyat sonrası bir kaç gün içerisinde çıkarılır.
7-) Yaranın dikilmesi ve Yara İzi Bakımı:
Ameliyat sona erdiğinde kesi cerrah tarafından dikişle kapatılır ve üzerine bir pansuman yerleştirilir. Dikişlerinizin alınıp alınmayacağı veya ne zaman alınacağı konusunda cerrahınız size taburculuk sırasında bilgilendirme yapacaktır. Pansumana temiz yaralarda 2. günden sonra gerek yoktur. Yara açık bırakılabilir. Kullanmanız gereken sütyen tipi konusunda dokrotunuz sizi bilgilendirecektir.

Sonuç:
Meme koyurucu cerrahi, meme kanserinin tedavisinde yaygın olarak tercih edilen bir cerrahi yöntemdir. Tümörün çıkarılması, çevresindeki sağlıklı dokunun korunması, ve genellikle estetik yara izi yerleşimi gibi faktörler, hastaların tedavi sürecini daha konforlu hale getirmeyi amaçlar. Ameliyat sonrası iyileşme süreci, kullanılan cerrahi tekniklere ve kişisel duruma göre değişkenlik gösterebilir.
İyileşme Süreci
Ameliyat bittikten sonra, odanızda sağlık ekibi, kalp atış hızınızı, vücut sıcaklığınızı, kan basıncınızı ve ağrı seviyenizi izler. Her şey yolunda gider ise aynı gün veya ertesi gün taburcu edilebilirsiniz. Ancak bazı durumlarda (özellikle onkoplastik cerrahi gibi daha kapsamlı cerrahilerde) hastanede kalış süreniz uzayabilir. Evde iyileşme süreci, kişisel durumunuza bağlı olarak günler veya haftalar sürebilir.
Patoloji Sonuçlarınızı Almak
Ameliyat sonrası genellikle bir-iki hafta içinde, alınan dokulara yapılan patolojik testlerin sonuçlarını doktorunuzdan öğrenebilirsiniz. Bu rapor, size uygun bir tedavi planı belirlemek için oldukça önemlidir. Meme Koruyucu Cerrahi Risk ve Komplikasyonları
Seroma:
Seroma, cerrahiden sonra, çıkarılan dokunun yerine biriken sıvıdır. Çoğu zaman zamanla kendiliğinden çözülür, ancak bazen sıvı birikintisinin boşaltılması gerekebilir.
Enfeksiyon:
Ameliyat sonrası kesi bölgesinde enfeksiyon riski vardır. Enfeksiyon, zararlı bakterilerin veya mikropların vücuda girmesiyle oluşur. Enfeksiyon belirtileri arasında ateş, artan ağrı ve kızarıklık veya şişlik yer alabilir.
Hissetme Kaybı:
Meme koruyucu cerrahi sonrası, çıkarılan tümörün boyutuna bağlı olarak meme kısmında uyuşma ve his kaybı olabilir. Bu hissiyat zamanla geri gelebilir.
Yara İzleri, Çökme ve Estetik Değişiklikler:
Meme koruyucu cerrahi, iyileşme sürecinde meme şeklinde değişikliklere yol açabilir. Bu değişiklikler zamanla görülebilir. Radyoterapi, meme derisinde değişikliklere neden olabilir.
Düzensiz Meme Şekli:
Ameliyat sonrası memelerinizin boyutları ve şekilleri farklı olabilir. Etkilenen meme, meme koruyucu cerrahi sonrasında küçülmüş görünebilir. Ancak, ameliyat sonrası şişlik nedeniyle memeniz geçici olarak daha büyük görünebilir. Radyoterapi de etkilenen memenin boyutunu değiştirebilir.
Ağrı:
Bazı kişiler, kol, koltuk altı veya meme duvarında yanma veya iğne batması gibi ağrılar hissedebilir. Bu tür ağrılar genellikle birkaç hafta veya ay içinde geçer, ancak bazı durumlarda daha uzun süre devam edebilir.
Lenfödem:
Koltuk altınızdan lenf nodları çıkarıldıysa, lenfödem riskiniz vardır. Lenf sıvısının birikmesi sonucu önkol, kol, el veya parmaklarda şişlik oluşabilir.
Sonuç:
Meme koruyucu cerrahi, meme kanserinin tedavisinde önemli bir cerrahi seçenektir. Her bireyin iyileşme süreci farklı olabilir. Ameliyat sonrası bakım ve erken dönemde dikkat edilmesi gerekenler, komplikasyonları en aza indirgemek için önemlidir.
Re-eksizyon
Doktorunuzdan patoloji sonuçlarını aldığınızda, kanser hücrelerinin tümörü çevreleyen dokuda bulunup bulunmadığını öğrenirsiniz. Tümörü çevreleyen normal dokuya "cerrahi sınır/marjin" denir. Marjinlerde kanser hücreleri bulunmazsa, bu marjinler negatif veya temiz olarak kabul edilir. Eğer marjinlerde kanser hücreleri bulunursa, bu marjinler pozitif olarak kabul edilir. Kanserin tekrarlamasının önlenmesi için cerrahi sınırların negatif yani tümörsüz olması elzemdir. O nedenle patoloji raporunda cerrahi sınırlarda tümör hücresinin görüldüğü bildiriliyor ise temiz marjinler elde etmek için, cerrahınız ikinci bir ameliyat, yani re-eksizyon cerrahisi önerecektir. Meme koruyucu ameliyat geçiren kişilerin yaklaşık %20'si, pozitif marjinler nedeniyle re-eksizyon gerektirir. Eğer re-eksizyondan sonra hâlâ pozitif marjinler varsa, cerrahınız bir başka re-eksizyon yapabilir veya mastektomi önerebilir.
Doktorunuz, teşhisiniz ve diğer faktörlere bağlı olarak meme koruyucu cerrahi sonrası radyoterapi almanızı önerecektir. Radyoterapi genellikle cerrahiden 4 ile 12 hafta arasında başlar. Bu tedavi, kanserin geri dönme riskini (nüks) azaltmak için uygulanır.
Cerrahınız ne kadar doku çıkarılacağı ve bu dokunun memenizin görünümünü nasıl etkileyeceği konusunda sizi bilgilendirecektir. Bazı durumlarda, cerrahlar, ameliyat sırasında plastik cerrahi tekniklerini kullanarak (onkoplastik cerrahi olarak bilinir) memelerinizin kabul edilebilir estetik sonuca kavuşmasına yardımcı olabilirler. Meme koruyucu cerrahiler meme şeklinizde değişikliklere neden olabilir, örneğin belirgin çökme, veya meme ucunun şekil bozukluğu veya meme başının bir tarafa doğru çekilmesi gibi. Bu tür değişiklikler, kanserin büyüklüğü ve konumu ile tümörün büyüklüğüne göre memenizin boyutuna bağlı olarak değişebilir. Ameliyat sonrası radyoterapi de meme görünümünü etkileyebilir. Memede şekil bozukluğu, ameliyat ve radyoterapiden birkaç ay sonra fark edilmeye başlanabilir ve kilo alımı veya kaybı da bu durumu etkileyebilir. Genellikle, onkoplastik cerrahi teknikler memeden kanserin çıkarıldığı ameliyat sırasında uygulanır. Ancak bazı durumlarda, birkaç hafta veya birkaç ay sonra yapılabilir veya bir dizi prosedür içerebilir.
Ameliyata hazırlanırken cerrahınıza şu soruları sorabilirsiniz:
• Bu cerrahi teknikteki deneyiminiz nedir?
• Hastalarınızın ne kadarında re-eksizyon için ikinci cerrahi gerekiyor?
• Ameliyata nasıl hazırlanmalıyım?
• Ne kadar doku çıkarmanız gerekecek?
• Hangi tür anestezi kullanmayı planlıyorsunuz?
• Ameliyat ne kadar sürer? Ameliyat sonrası hastanede ne kadar kalmam gerekecek?
• Temiz cerrahi sınır elde edip etmediğinizi nasıl anlıyorsunuz? Ameliyat sırasında temiz cerrahi sınır sağlamak için herhangi bir teknoloji kullanıyor musunuz?
• Ameliyatın riski nedir?
• Tümörle birlikte koltuk altı lenf nodlarını (sentinel veya aksiller nod diseksiyonu) da çıkaracak mısınız?
• Ameliyat sonrası nasıl bir iz kalacak? İzi gizleyebilmek mümkün müdür? Dokuyu yeniden düzenleyerek herhangi bir çökme veya kozmetik sorunu en aza indirebilir misiniz? Onkoplastik teknikleri uygulayabilir misiniz? Eğer yapamıyorsanız, çalıştığınız bir plastik cerrahı çağırabilir misiniz? Yoksa, onkoplastik cerrahi deneyimi olan bir cerrahı benim bulmam mı gerekir?
• Ilk ameliyatta sağlam cerrahi sınıra ulaşmak için ameliyat sırasında hangi teknolojiyi kullanıyorsunuz?
• Ameliyat öncesi tümörün yerini işaretlemek için bir lokalizasyon prosedürü gerekecek mi? Eğer gerekirse, hangi lokalizasyon tekniğini kullanacaklar?
• Bu ameliyat sonrası ne kadar sürede iyileşirim? İyileşme sürecinde dikkat etmem gereken herhangi bir şey var mı?
• Ameliyat bölgesini ve pansumanları nasıl bakım yapmalıyım? Ameliyat sonrası drenaj gerekecek mi? Eğer gerekecekse, nasıl bakım yapmalıyım?
• Ameliyat sonrası meme nasıl görünecek? Zamanla görünüm değişecek mi?
• Radyoterapi ameliyat sonrası mememi nasıl etkileyebilir?
• Ameliyat sonrası hangi egzersizleri yapmalıyım?
• Diyetimi nasıl düzenlemeliyim?
• Ne zaman normal rutinime ve aktivitelerime geri dönebilirim?
• Ameliyat sonrası lenfödem geliştirme riskim nedir?
• Memelerimin görünümünden birkaç ay sonra memnun olmazsam, ne gibi seçeneklerim var?
Mastektomi, meme dokusunun tamamının, meme başı ve ucu ile birlikte meme derisini de içerecek şekilde cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Meme kanseri tedavi etmek veya meme kanseri gelişme riski yüksek olan kişilerde bu riski azaltmak için uygulanabilir (risk azaltıcı mastektomi). Mastektomi, kanserli dokuya göre bir tedavi seçeneği olarak uygulanabilir veya genetik yatkınlık ve aile geçmişi gibi faktörler nedeniyle meme kanseri gelişme riski yüksek olan kişilerde, kanserin önlenmesi amacıyla tercih edilebilir. Mastektomi tipleri arasında bazıları tüm memeyi çıkarırken, bazıları meme derisini, meme ucunu ve meme başını koruyarak kısmi çıkarma yapar. Hangi tür mastektomiyi seçeceğiniz, memenizin boyutu ve şekli, meme kanseri tanınızın türü, kanserin büyüklüğü ve konumu ile ameliyat sonrası meme görünümünüzü ne şekilde tercih edeceğiniz gibi faktörlere bağlıdır.
Mastektomi Türleri
• Tek Taraflı (Unilateral)Mastektomi:
Yalnızca bir memenin çıkarılmasıdır.
Çift Taraflı (Bilateral) Mastektomi: Her iki memenin de çıkarılmasıdır.
Lenf Nodlarının Çıkarılması
Meme kanseri tanısı almışsanız, cerrahınız mastektomi sırasında koltuk altınızdaki lenf bezlerinden de örnekleme yapacaktır. Lenf nodları, kanserin memenin dışına yayılıp yayılmadığını görmek için inceleme yapmaya yardımcı olur. Lenf nodları, kanserin yayılımını değerlendirerek tedavi planınızı şekillendirebilir.
Meme Rekonstrüksiyonu Seçenekleri
Mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu, memelerinizi eski şekline ve görünümüne kavuşturmak isteyenler için genellikle bir seçenek olarak sunulur. Rekonstrüksiyon, mastektomi ile aynı anda yapılabilir (bu eşzamanlı rekonstrüksiyon olarak adlandırılır) veya daha sonra yapılabilir (bu geç rekonstrüksiyon olarak bilinir).
Rekonstrüksiyonun Zamanlaması
Aynı Anda Yapılan/Eşzamanlı Rekonstrüksiyon: Mastektomi ile birlikte, hemen meme rekonstrüksiyonunun yapılmasıdır.
Geç Yapılan Rekonstrüksiyon: İlk olarak mastektomi yapılır, bir süre sonra rekonstrüksiyon işleminin uygulanmasıdır.
Cerrahınızla Konuşulması Gerekenler
Mastektomi kararı alırken, doktorunuzla ve sağlık ekibinizle zaman ayırarak tüm cerrahi seçenekleri görüşmeniz önemlidir. Tedaviye başlamak gerektiği hissine kapılabilirsiniz, ancak çoğu durumda seçeneklerinizi dikkatlice değerlendirebilirsiniz. Doktorlarınızla birlikte, sizin için en uygun olan tedavi planını belirleyebilirsiniz.
Meme Kanseri Tanınız ve Büyüklüğü: Kanserin boyutu, konumu ve türü, hangi tür mastektomi gerektiğini belirleyebilir.
Meme Boyutunuz ve Şekliniz: Mastektomi sonrası rekonstrüksiyonun gerekliliği ve meme görünümünüzü nasıl şekillendirmek istediğiniz önemlidir.
Aile Geçmişi ve Genetik Faktörler: Yüksek kanser riski nedeniyle risk azaltıcı mastektomi seçenekleri de değerlendirilebilir. Karar vermeden önce bu girişimin riskleri ve yararlarını doktorunuz ile görüşmelisiniz.
Rekonstrüksiyon İhtiyacı: Meme şeklinizi eski haline getirmek isteyip istemediğinize karar vermek önemlidir.
Erken evre meme kanseri teşhisi konan bazı kadınlar, mastektomi (bütün meme dokusunun çıkarılması) ve meme koruyucu cerrahi (sadece tümör ve çevresindeki küçük bir doku kısmının tümörsüz cerrahi sınır ile çıkarılması) arasında seçim yapma şansına sahiptir. Meme koruyucu cerrahi sonrasında radyoterapi önerilirken, mastektomi sonrası radyoterapiye gerek olmayabilir.
Doktorunuz, aşağıdaki durumlar için mastektomi önerebilir:
• Aynı meme üzerine daha önce radyasyon tedavisi almışsanız, radyasyonun yan etkilerine duyarlı bir hastalığınız (sistemik lupus eritematozus veya skleroderma gibi) varsa ya da hamileyseniz
• Tümörünüz 5 santimetreden büyükse veya meme dokunuza göre orantısız derecede büyükse
Duktal karsinoma in situ (DCIS) gibi birden fazla veya çok sayıda büyük tümörler meme içinde farklı yerlerde bulunuyorsa
• Cerrahınızın, tümörü çıkarma işlemi sırasında birden fazla girişim yapmasına karşın kanserin tamamının çıkarılamaması ve çevresindeki sağlıklı doku kenarının (sağlam cerrahi sınır) elde edilmesi mümkün olmamışsa
BRCA1 veya BRCA2 ve benzeri gibi yüksek riskli genetik mutasyonlar nedeniyle ikinci bir meme kanseri geliştirme riskiniz çok yüksekse
İnflamatuar meme kanseri tanısı aldıysanız.
• Mastektominin, meme koruyucu cerrahiye göre size daha fazla huzur vereceğini düşünüyorsanız.
Mastektomi ve meme koruyucu cerrahi arasında karar verirken dikkate almanız gereken pek çok faktör vardır. Yapılan araştırmalar, erken evre meme kanseri tanısı konan hastalarda mastektomi ile meme koruyucu cerrahi sonrasındaki radyoterapi kombinasyonunun uzun vadeli hayatta kalma oranları açısından aynı sonuçları verdiğini göstermektedir. Bu nedenle, kişisel tercihleriniz, kanserin türü, büyüklüğü ve yayılma durumu, geçmiş tıbbi öykünüz ve estetik beklentileriniz kararınızı etkileyecek en önemli unsurlar olacaktır. Doktorunuz ile seçenekleri konuşup o doğrultuda karar vermeniz önemlidir.
Mastektomi, meme kanseri tedavisi veya önlenmesi amacıyla yapılan çeşitli cerrahi müdahaleleri kapsar. İşte bazı yaygın mastektomi türleri:
Basit (veya Total) Mastektomi
- Cerrah, tüm meme dokusunu, meme cildini, meme başı ve areolayı (meme başının çevresindeki koyu alan) çıkarır.
- Meme kanseri teşhisi almışsanız, cerrah ayrıca kanserin olduğu taraftaki koltuk altı bölgesinden bir ila üç lenf nodu (sentinel lenf nodu diseksiyonu) alır.
Modifiye Radikal Mastektomi
- Basit mastektomiye benzer bir cerrahi işlemdir, ancak cerrah, koltuk altındaki kanserli tarafın daha fazla lenf nodunu çıkarır (aksiller lenf nodu diseksiyonu).
Meme Ucu Koruyucu Mastektomi
- Cerrah, tüm meme dokusunu çıkarır ancak meme başı, areola ve meme üzerindeki deri korunur.
- Teşhise bağlı olarak, cerrah ya sentinel lenf nodu ya da aksiller lenf nodu diseksiyonu yapar.
Cilt Koruyucu Mastektomi
- Cerrah, tüm meme dokusunu, meme başını ve areolayı çıkarır, ancak meme üzerindeki deri korunur.
- Kanser tanısı alındığında, cerrah, kanserin evresine bağlı olarak ya sentinel lenf nodu ya da aksiller lenf nodu diseksiyonu yapar.
Radikal Mastektomi
- Cerrah, tüm meme dokusunu, meme cildini, meme başı ve areolayı çıkarır, ayrıca meme altındaki meme duvarı kaslarını da alır.
- Bu geniş kapsamlı cerrahi işlem genellikle nadiren, kanserin meme duvarı kaslarına yayıldığı durumlarda yapılır. Güncel olarak uygulanması genelde söz konusu olmayıp tarihsel öneme sahiptir.
Mastektomi türü, kişisel durumunuza, kanserin boyutuna ve yerleşimine, sağlık geçmişinize ve estetik beklentilerinize göre seçilecektir. Cerrahınız ve sağlık ekibinizle birlikte hangi tür mastektominin sizin için en uygun olduğuna karar verebilirsiniz.
Mastektomi, herhangi bir cerrahi işlem gibi, bazı riskler taşıyabilir. Aşağıda, mastektomi sırasında ve sonrasında karşılaşılabilecek bazı yaygın riskler sıralanmıştır:
Enfeksiyon
Enfeksiyon, zararlı bakteriler, virüsler, parazitler veya mantarların vücuda girmesi ve çoğalması sonucu ortaya çıkar. Enfeksiyon belirtileri arasında ateş, artan ağrı, kızarıklık veya şişlik bulunur. Bu belirtilerle karşılaşırsanız, hemen doktorunuza başvurmalısınız.
Hematom (Kan Birikmesi)
Hematom, cilt altında biriken kanın oluşturduğu morarma gibidir. Bu, cerrahi işlem sırasında kan damarlarının açılması sonucu oluşur. Çoğu hematom tedavi gerektirmeden iyileşir, ancak bazı durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir.
Seroma (Sıvı Birikmesi)
Seroma, cerrahi müdahaleyle alınan doku yerine biriken berrak sıvıdır. Çoğu durumda, seroma kendiliğinden iyileşir, ancak bazı durumlarda sıvının, doktorunuz tarafından drene veya aspire edilmesi gerekebilir. Şişlik ve ağrı hissederseniz, doktorunuza başvurmalısınız.
Lenfödem
Lenfödem, vücuttaki lenf sıvısının birikmesi sonucu oluşan şişliktir. Bu, lenfatik sistemin hasar görmesi veya aşırı yüklenmesi nedeniyle meydana gelir. Lenfödem belirtileri arasında ciltte kızarıklık, sertleşme, ve kol, el, meme ya da meme duvarında ağırlık hissi bulunur. Bu belirtileri fark ederseniz, doktorunuza danışmalısınız.
Meme Derisi Nekrozu
Yetersiz kan dolaşımı nedeniyle, bir veya iki meme cildinde solma, kabuklanma veya yaralar oluşabilir. Bu durum "nekroz" olarak adlandırılır ve tedavi edilmezse meme cildinin ölmesine neden olabilir. Derinin koyu mavi veya siyah renge dönüşmesi, kabuklanma veya açık yaraların oluşması durumunda hemen doktorunuza bildirmelisiniz.
Fantom Meme Ağrısı
Fantom meme ağrısı, artık var olmayan memede ağrı hissi yaşanması durumudur. Beyin, cerrahi sırasında kesilen meme bölgesindeki sinirlere hala sinyaller gönderir. Eğer ağrınız şiddetliyse, ağrıyı hafifletmek için doktorunuzla seçenekler hakkında konuşmalısınız.
Bu riskler göz önünde bulundurularak, mastektomi kararı alınmadan önce tüm riskler, faydalar ve alternatif tedavi seçenekleri hakkında doktorunuzla kapsamlı bir görüşme yapmanız önemlidir.
Mastektomi kararı verirken, meme rekonstrüksiyonunun da önemli bir konu olduğunu unutmamak gerekir. Mastektomi sonrası bu operasyonu yapıp yapmamak, tamamen kişisel bir tercihtir. Meme rekonstrüksiyonunun farklı zamanlarda yapılabileceği iki ana seçenek vardır:
Eşzamanlı/Anında Rekonstrüksiyon (Immediate Reconstruction):
Mastektomi ile aynı anda yapılan rekonstrüksiyon türüdür. Yani, meme dokusunun çıkarılması işlemi ile birlikte, meme şeklinin yeniden oluşturulması gerçekleştirilir.
Geç Rekonstrüksiyon (Delayed Reconstruction):
Mastektomi işleminden aylar veya yıllar sonra yapılan meme rekonstrüksiyonudur. Bu seçenek, iyileşme sürecine daha fazla zaman tanımak isteyen veya psikolojik olarak henüz hazır olmayan kadınlar için tercih edilebilir. Bazı kadınlar ise rekonstrüksiyon yapmamayı tercih ederler. Bu durumda, düz bir meme duvarı oluşturan bir prosedür (estetik düz kapama) yapılabilir. Ayrıca, meme rekonstrüksiyonu yapmayan ancak meme şekli isteyen kadınlar için protez meme girişimleri bir seçenek olabilir.
Kararınızı Verirken Dikkate Almanız Gerekenler:
• Karar tamamen kişisel bir tercihtir ve yalnızca siz neyin sizin için en iyisi olduğuna karar verebilirsiniz. Eğer rekonstrüksiyon yapmama eğilimindeyseniz, beklemeyi düşünüyorsanız veya karar vermediyseniz, mastektomi işlemi öncesinde meme cerrahı ile görüşmek iyi bir fikir olabilir. Bu, seçeneklerinizi anlamanıza yardımcı olacaktır.
Sağlık Sigortası Kapsamı:
Meme rekonstrüksiyonunun sağlık sigortanız tarafından kapsanıp kapsanmadığını da karar vermeden önce öğrenmeniz ve doktorunuzla görüşmeniz önerilmektedir.
Her Kadın İçin Uygun Olmayan Seçenekler:
Çoğu kadın mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu için adaydır, ancak her kadın her tür rekonstrüksiyon için uygun olmayabilir. Cerrahınız, sizin için en uygun seçenekler hakkında sizi bilgilendirecektir. Sonuç olarak, meme rekonstrüksiyonu yapıp yapmamak kararı, duygusal, fiziksel ve estetik faktörlerin bir kombinasyonu olarak ele alınmalıdır ve bu kararı vermek için zaman ayırmak önemlidir.
Mastektomiye girmeden önce cerrahi ekibinizi seçmeniz gerekecek. Bu ekip genellikle bir memek cerrahı ve sizin tercihiniz bu yönde ise plastik cerrah içerebilir. Meme cerrahının rolü, meme dokusunu, kanseri ve lenf bezlerini onkolojik olarak güvenli cerrahi sınır eldesi ile çıkarmaktır. Ardından tercihiniz ve kararınız doğrultusunda bir veya her iki memeyi yeniden inşa etmek için protez veya özdoku ile rekonstrüksiyon veya "düz" bir görünüm elde etmek için estetik düz kapama adı verilen bir prosedürler yapılabilmektedir.
Cerrah Seçimi İçin İpuçları:
Meme Cerrahı:
- Meme cerrahı, meme dokusunu, kanserli dokuyu ve gerekli ise lenf bezlerini çıkarmakla sorumludur.
- Meme cerrahisi eğitimi almış ve bu konuda uzmanlaşmış bir meme cerrahı arayın.
- Birden fazla cerrah ile görüşmek, hangi cerrahın sizin için uygun olduğuna karar vermenize yardımcı olabilir.
Plastik Cerrah:
- Eğer meme rekonstrüksiyonunu bir plastik cerrahın yapması tercihiniz varsa bu konuda uzmanlaşmış bir cerrah olması çok önemlidir.
- Plastik cerrahın meme rekonstrüksiyonuveya estetik düz kapama konusunda deneyimli bir cerrah olması önemlidir.
- Estetik düz kapama veya rekonstrüksiyon işlemi, mastektomi ile aynı anda yapılacaksa, plastik cerrahın meme cerrahı ile uyum içinde çalışabilmesi gerektiğini unutmayın.
Deneyim ve Uzmanlık:
- Seçmeyi düşündüğünüz cerrahların, düşündüğünüz mastektomi ve rekonstrüksiyon türlerinde deneyimli olup olmadığını öğrenin. Örneğin, meme koruyucu mastektomi düşünüyorsanız, cerrahın bu prosedürde deneyimli olduğundan emin olun.
- Cerrahların ve plastik cerrahların, sundukları her seçeneğin avantajlarını ve dezavantajlarını tartışabilmesi gerekir.
İletişim ve Konfor:
- Cerrahların sizinle nasıl iletişim kurdukları da önemlidir. Sizin sorularınıza zaman ayıran ve tercihleriniz ile hedeflerinize saygı gösterencerrahları seçin.
- Mümkünse, bir aile üyesi, arkadaş veya sizi önemseyen biri randevularınıza katılsın (yüz yüze, telefonla veya online video aracılığıyla). Bu kişi, notlar alabilir, sorular sorabilir ve her cerrah hakkında bir izlenim edinmenize yardımcı olabilir.
İkinci veya Üçüncü Görüş Alın:
- İlk görüşme sonrasında cerrahınızın size uygun olmadığını hissediyorsanız, ikinci veya üçüncü bir görüş almayı çekinmeyin. Birkaç cerrahla görüşmek, seçeneklerinizin tam resmini görmenizi sağlayabilir.

Lenf Bezi Çıkarma

Lenf bezi çıkarma (tıptaki adıyla lenf nodu diseksiyonu veya lenfadenektomi), vücuttaki lenf bezlerinin cerrahi olarak alınması işlemidir.

Lenf, bağışıklık sistemi için önemli bir sıvıdır. Vücutta çeşitli doku ve organlardan toplanarak kan dolaşımına geri döner. Lenf, zararlı maddelerden, enfeksiyonlardan ve kanser hücrelerinden arındıran bir filtrasyon sistemi görevi görür. Lenf bezleri de bu sıvıyı filtreler ve zararlı maddeleri yakalayarak vücudu savunur.
Lenf bezleri, kanserin yayılmasını izlemek ve tedavi sürecini yönlendirmek için kritik öneme sahiptir. Kanser hücrelerinin lenf bezlerine yayılması, tümörün çevresindeki dokularda ve uzak bölgelerde metastaz yapma potansiyelini artırır.
Ne kadar lenf bezi çıkarılacağı, kanserin yayılma durumuna ve cerrahın uygulayacağı yönteme bağlıdır. Genellikle, birkaç lenf bezi çıkarılır ve doktorlar bu bezlerin kanserli olup olmadığını kontrol ederler. Gerekirse, daha fazla lenf bezi çıkarılabilir.
Bu cerrahi işlemde, koltuk altındaki lenf bezlerinin bir kısmı veya tamamı çıkarılır. Bu işlem, kanserin daha fazla yayılıp yayılmadığını belirlemek için yapılır.
Lenf bezi diseksiyonu sonrasında iyileşme süreci genellikle birkaç hafta sürebilir. Cerrahi alanın iyileşmesi ve şişlik gibi yan etkiler olabilir. Doktorunuz, iyileşme sürecinde nelere dikkat etmeniz gerektiği konusunda sizi bilgilendirecektir.
Lenf bezi çıkarma işlemi sonrasında lenfödem gelişme riski vardır. Lenfödem, lenf sıvısının birikmesiyle meydana gelen bir durumdur ve genellikle kol veya bacaklarda şişmeye neden olur. Cerrahiden sonra şişlik, ağrı ve ağırlık hissi gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Sentinel lenf bezi biyopsisi, kanserin yayılabileceği ilk lenf bezini belirlemek amacıyla yapılan bir cerrahi işlemdir. Bu bez, kanser hücrelerinin vücutta yayılma yolunu gösteren ilk duraktır ve çıkarılarak kanserin yayılıp yayılmadığı kontrol edilir. Bu işlem, daha az lenf bezi çıkarılmasını ve dolayısıyla lenfödem riskinin azaltılmasını hedefler. Ancak bu işlemde dahi lenfödem riski tamamen ortadan kalkmaz. Bu tür cerrahiler hakkında doktorunuzla detaylı olarak konuşarak, en uygun tedavi ve iyileşme planı hakkında bilgi alabilirsiniz.
Lenf, vücudunuzun dokularını temizlemek için dolaşan berrak bir sıvıdır, ve lenf bezleri, lenfatik sistem boyunca yer alan filtrelerdir.
• Lenf, vücudunuzun damarları üzerinden dolaşarak dokularınızı temizler ve sakıncalı maddeleri tutar, ardından lenfatik sistem aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar.
Lenf bezleri, lenfatik sistem boyunca yer alan filtrelerdir. Görevleri, bakteriler, virüsler, kanser hücreleri ve diğer istenmeyen maddeleri süzmek ve bunların vücuttan güvenli bir şekilde atılmasını sağlamaktır.
• Ayrıca damarlar yoluyla taze kan da dolaşır. Bu kan, vücudun her yerine oksijen ve diğer besin maddelerini taşır — bunlar arasında meme dokusu da bulunur. Kan, meme dokusundan damarlar yoluyla çıkar ve kalp ve akciğerler aracılığıyla yenilenmek üzere geri döner. Lenf de yenilenmeli ve geri dönmelidir. Lenf, meme dokusundan lenfatik sistem aracılığıyla, lenf kanalları ve lenf bezlerinden geçerek uzaklaşır.
Lenf bezlerinin görevi, "kötü" maddeleri süzmektir; bu nedenle, kanser hücrelerinin orijinal tümörden kaçıp vücutta başka yerlere gitmeye çalıştıkları yerler olarak lenf bezleri mantıklı bir inceleme alanıdır.
• Meme bölgesinden boşalan lenf sıvısını süzen üç ana lenf bezi bölgesi vardır: koltuk altı (aksilla), iç meme ve supraklaviküler (köprücük kemiği üstü) bölgeleri.
• Lenf bezleri, kanser hücrelerini süzerken, kanser hücrelerinin bazen kan yoluyla memeyi terk edip lenf bezlerini atlayabileceğini unutmayın. Ancak, lenf bezlerinde kanserin varlığı ("lenf bezi pozitif") veya yokluğu ("lenf bezi negatif"), doktorunuzun en iyi tedavi yöntemini belirlemesinde kullanılan önemli işaretlerden biridir.
Lenf bezi diseksiyonunun bir başka amacı da, bezlerdeki kanseri temizlemektir. Böylece kanserin, lenf bezi bölgesinde daha fazla büyümesi veya başka yerlere yayılacak hücreler bırakması engellenir.
• Eskiden, doktorlar olabildiğince fazla lenf bezi çıkarmanın, kanserin vücudun geri kalanına yayılma riskini azaltacağına inanıyordu. Beklentileri, eğer o lenf bezlerinde olabilecek her bir kanser hücresini yakalayıp koltukaltı ve meme bölgesindeki kanseri temizlerlerse, vücudun geri kalanını "tedavi" edebilecekleriydi. Ancak lenf bezi çıkarma işlemi, kanser hücrelerinin başka yerlere yayılmış olma ihtimaliyle başa çıkamaz. Meme kanseri sistemik bir hastalıktır. İşte bu yüzden sistemik tedavi devreye girmiştir; bu tedavi, orijinal meme kanseri veya bitişik lenf bezlerinden kaçan hücreleri öldürür.
• Geçmişte, doktorlar lenf bezlerini mümkün olduğunca çok çıkarmayı tercih ediyorlardı, çünkü bu yöntem ile kanserle ilişkili olan lenf bezlerinin sayısını daha doğru tespit edebileceklerini düşünüyordu. Kanserin hangi lenf bezlerine yayıldığı ve tedavi gereksinimlerinin belirlenmesinde, lenf bezlerinin tutulum sayısı ile kanserin biyolojisi tedavi türünü güçlü bir şekilde tahmin eder.
Meme kanserinin büyüklüğü ve diğer özelliklerine bağlı olarak, birden fazla lenf bezi çıkarılabilir. Genellikle birden 10'a kadar lenf bezi çıkarılır, bazen daha fazlası da olabilir. İşte dikkate almanız gereken birkaç nokta:
Sentinel lenf bezi biyopsisi: Cerrah, "sentinel" (bekçi) lenf bezini arar. Bu, memeden çıkan sıvıyı süzen ilk lenf bezi ya da birkaç ilk lenf bezidir. Eğer kanser hücreleri lenf sistemi içinde yayılıyorsa, sentinel lenf bezi, diğerlerinden daha fazla kanser hücresi içerebilir. Bu yüzden cerrah, 10'dan fazla lenf bezi yerine yalnızca bu ilk lenf bezini ya da birkaç tanesini çıkarır. Eğer sentinel lenf bezi temizse, diğer lenf bezlerinin de temiz olma olasılığı yüksektir ve lenfödem riski yüksek olan koltukaltı lenf bezi diseksiyonuna gerek kalmaz.
Koltukaltı/Aksiller lenf bezi diseksiyonu: Cerrah, koltuk altındaki lenf bezlerini geniş olarak çıkarır. Cerrah, ameliyat sırasında lenf bezlerinin tüm sayısını sayamaz. Bu yüzden, ne kadar lenf bezi çıkarıldığını ve bunların ne kadarının kanserli olduğunu ancak patolog dokuyu analiz ettikten sonra öğrenebilirsiniz.
Patolog analizi: Patolog, aksilladan alınan yağ dokusu parçasını dikkatlice inceleyerek tüm lenf bezlerini bulur.
Anatomi ve cerrahın becerisi: Ne kadar lenf bezi çıkarılacağı, sadece cerrahın ve patologun becerisiyle değil, aynı zamanda normal anatomik yapınızla da ilgilidir. Her kadının koltuk altında farklı sayıda lenf bezi olabilir; bazı kadınlarda beş lenf bezi olabilirken, bazılarında 30'dan fazla olabilir.
Amerikan Klinik Onkoloji Derneği, erken evre meme kanseri tanısı konmuş kadınlar için sentinel lenf bezi biyopsisi yapılması gerektiğine dair rehberler yayınlamıştır. Bu rehberlere göre, sentinel lenf bezi biyopsisi aşağıdaki durumlarda yapılmalıdır:
• Klinik olarak kotukaltında şüpheli lenf nodu olmayan invaziv meme kanseri
Birden fazla tümörlü meme kanseri: Çok sayıda tümör olduğunda, her biri birbirinden ayrı gelişmişse (bu tür kanserler nadirdir).
Mastektomi ile tedavi edilen evre 0 meme kanseri (DCIS-Duktal Karsinoma in Situ).
Daha önce meme kanseri cerrahisi veya aksiller lenf bezi cerrahisi geçirmiş kadınlar.(İstisnalar olabilir. Doktorunuzla görüşünüz).
Kemoterapi veya başka bir sistemik tedavi almış sonrasında koltukaltında şüpheli lenf nodu olmayan kadınlar (tedavi, cerrahiden önce yapılmışsa buna neoadjuvan tedavi denir).
Sentinel lenf bezi biyopsisi aşağıdaki durumlarda yapılmamalıdır:
Kanser 5 cm veya daha büyükse ya da lokal olarak ilerlemiş ve koltukaltında çok sayıda metastatik lenf nodu mevcut ise (kanser, memede veya yakın lenf bezlerinde yaygın tutulum yapmışsa) neoadjuvan tedavi bir seçenek olabilir. Doktorunuz multidisipliner konsey kararı doğrultusunda bu konuda sizi bilgilendirecektir.
Enflamatuar meme kanseri varsa.
DCIS, meme koruyucu cerrahi ile tedavi edildiyse.
• Kadın hamile ise.
Diğer Rehber İlkeler:
Negatif sentinel lenf bezi biyopsisi olan kadınlarda aksiller lenf nodu diseksiyon cerrahisi yapılmamalıdır.
Bir veya iki pozitif sentinel lenf bezi olan ve meme koruyucu cerrahi ile radyasyon tedavisi planlanan kadınlarda aksiller lenf nodu diseksiyon cerrahisi yapılmaz.
Bir veya daha fazla pozitif sentinel lenf bezibulunan ve mastektomi planlanan ancak radyasyon tedavisi istemeyen kadınlara aksiller lenf nodu diseksiyon cerrahisi önerisini doktorunuzla görüşmeniz gerekir.
• Doktorun fiziksel muayenesi ve diğer bilgileri (klinik, radyolojik, patolojik) doğrultusunda, cerrah genellikle geleneksel bir aksiller diseksiyon sırasında beş ile otuz arasında lenf bezi çıkarır.
• Aksiller lenf bezlerinin üç seviyesi vardır (koltuk altındaki "aksilla" bölgesindeki bezler):
- Seviye I: Pektoral minör kasının lateral kenarının dışındaki bölgedir.
- Seviye II: Pektoral minör kasının altında yer alır.
- Seviye III: Pektoral minör kasının iç kısmında göğüs duvarı girşine kadar olan bölgededir.
• Geleneksel aksiller lenf bezi diseksiyonu genellikle Seviye I ve Seviye II'deki bezleri çıkarır. İnvaziv meme kanseri bulunan kadınlar için bu prosedür, mastektomi ile birlikte yapılır. Ayrıca, gereklilik durumunda meme koruyucu cerrahi ile aynı anda, aynı veya ayrı bir kesiden yapılabilir.
• Doktorun fiziksel muayenesi ve kanserin lenf bezlerine yayılma olasılığına dair diğer göstergelere dayanarak, cerrah genellikle geleneksel aksiller diseksiyon sırasında çok sayıda lenf bezi çıkarır. Lenf bezlerinde "kanserin bulunduğu" (pozitif olduğu) toplam sayı, her bir bezdeki kanserin yayılma derecesinden daha önemlidir.
• Doktorunuz, hangi lenf bezlerinin kanserden etkilendiğini (ve eğer etkilendiyse, kaç tane olduğunu) ve her bir lenf bezindeki tümörün ne kadar yayıldığını size bildirecektir.
Cerrahinin Süresi
• Cerrahinin süresi değişkenlik gösterse de yaklaşık 1-1.5 saattir. Hastaneye kabul edilme ve cerrahiden önceki hazırlık süreci her hastaneye göre değişebilir. İyileşme odasında geçirdiğiniz süre, uyanma ve evinize gitmeye hazır olma süresi de kadından kadına farklılık gösterebilir.
İnsizyon (Kesi)
• Çoğu cerrah, koltuk altındaki deri kıvrımında 2–3 cm.’lik bir kesi yapar.
Nasıl Yapılır?
• Genel anestezi kullanılır. Genellikle aksiller bezlerin alt iki seviyesi (Seviye I ve Seviye II) çıkarılır. Bazen cerrah, ekstra bir önlem olarak üst seviyeden bir veya iki bez alabilir. Eğer modifiye radikal mastektomi yapılacaksa, lenf bezi diseksiyonu genellikle aynı operasyonda gerçekleştirilir. Meme koruyucu cerrahi yapılacaksa, lenf bezi diseksiyonu aynı anda veya ayrı bir operasyonda yapılabilir. Cerrah bezleri çıkardıktan sonra, bir patolog bunları kanser belirtileri için dikkatlice inceler. Patoloji raporunun gelmesi merkezler arasında farklılık gösterebilir. Ameliyat olacağınız merkezdeki ortlama patoloji sonuç süresini doktorunuza danışınız.
Kolun arkasında veya koltuk altında his kaybı veya azalma: Bazen kolun arkasındaki ve koltuk altındaki hisleri sağlayan sinirler cerrahi sırasında kesilebilir, gerilebilir veya hasar görebilir. Bu his kaybı geçici olabilir, ancak bazı kadınlarda kalıcı olabilir.
Karıncalanma, uyuşma, sertlik, zayıflık veya lenfödem (kol şişmesi): Cerrahiden sonra kolunuzun hareket alanı kısıtlandığı için zayıf ve sert olmaması önemlidir. Fizik tedavi ve egzersizler kol hareketliliğinizi ve gücünüzü geri kazandırmaya yardımcı olabilir. O nedenle ameliyattan önce kol egzersizleri ve koruması ile igili fizik tedavi konsültasyonu büyük önem taşır.
Koltuk altı bölgesinden geçen kol damarlarının iltihaplanması: Bu iltihaplanma cerrahiden birkaç gün sonra ortaya çıkabilir ve genellikle buz ve aspirin tedavisiyle birkaç gün içinde düzelir. Nadiren, etkilenmiş damarda pıhtı oluşabilir.
Kanat şeklinde omuz (winged scapula): Bu, motor sinirlerin omuz kemiğini düz tutan kaslara zarar vermesiyle oluşan son derece nadir bir komplikasyondur ve omuz kemiği düz tutularak kollar uzatıldığında dışarıya doğru çıkabilir. Bu durum oldukça nadirdir ve günlük aktivitelerde genellikle sorun oluşturmaz.
Cerrahi bölgede enfeksiyon riski: Genellikle erken fark edilir ve tedaviye iyi yanıt verir.
Lenfödem Riski
• Lenfödem, lenf sıvısının birikmesiyle meydana gelen yumuşak doku şişmesidir. Ameliyat türü ve diğer tedavi yöntemlerine bağlı olarak, lenfödem kol, el, meme, gövde veya karın bölgesinde gelişebilir. Şişlik, ağrı, gerginlik, uyuşma ve bazen enfeksiyon ile birlikte olabilir. Lenfödem, meme kanseri tedavisinden günler, aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabilir ve geçici veya kalıcı olabilir. Genellikle zamanla yavaşça gelişir ve şişlik hafif, orta veya şiddetli olabilir.
• Lenfödem, hafif vakalarda gözden kaçabilir, bu nedenle kaç kadının etkilendiğini bilmek zordur. Uzmanlar, kadınların %5 ile %40'ının meme kanseri cerrahisinden sonra bir düzeyde lenfödem yaşayacağını tahmin etmektedir. Riskiniz, aşağıdaki durumlarda bu %5-40 aralığından daha yüksek olabilir:
- Tam aksiller lenf bezi diseksiyonu (Pektoral minör kasının iç, arka ve dışındaki tüm lenf bezlerinin çıkarılması — Seviye I–III)
- Lenf bezi alanlarına radyoterapi uygulanması
- Lenf bezlerinde yaygın kanser olması
- Kemoterapi uygulanması
- Mastektomi tercih edilmesi
- Obezite
- Ağır sigara içiciliği
- Diyabet
- Daha önce koltuk altı bölgesinde cerrahi operasyon geçirmiş olmak
• Sentinel lenf bezi diseksiyonu, aksiller lenf bezi diseksiyonuna kıyasla lenfödem riskini azaltabilir, ancak yine de risk bulunmaktadır. Araştırmalar, sentinel lenf bezi diseksiyonu sonrası kadınların %3.7 ile %17'sinin lenfödem yaşayacağını göstermektedir.
• Lenfödemi en aza indirmek ve yönetmek hakkında daha fazla bilgi için, Lenfödem bölümümüzü inceleyebilirsiniz.
• Sentinel lenf bezi biyopsisi, geleneksel aksiller lenf bezi diseksiyonuna alternatif olarak kabul edilen bir yöntemdir ve birçok kadın, bu prosedürün daha az invaziv cerrahi ve yan etkilerle sonuçlanabileceğini düşünmektedir. Ancak, sentinel lenf bezi prosedürü herkes için uygun değildir. Bu tekniği deneyimli bir cerrah tarafından yapılması gerekmektedir. Doktorunuzdan bilgi alınız.
• Sentinel, "bekçi", "gözcü" veya "koruyucu" olarak tanımlanır. Aynı şekilde, sentinel lenf bezi, memeniz için "bekçilik" yapan ilk bezi temsil eder. Sentinel lenf bezi biyopsisinde, cerrah, meme kanseri bulunan bölgeden sıvıların drene olduğu ilk lenf bezini arar. Eğer kanser hücreleri tümörden koparak lenf sistemi yoluyla memenizden uzaklaşıyorsa, sentinel lenf bezi, diğer bezlerden daha fazla kanser içerebilir.
• Sentinel lenf bezi biyopsisinin felsefesi şu şekildedir: 10 veya daha fazla lenf bezi çıkarıp kanser için analiz etmek yerine, sadece kanserin en yüksek ihtimalle olabileceği ilk bezi çıkarın. Eğer bu bez temizse, diğer bezlerin etkilenmemiş olma olasılığı yüksektir. Gerçekte, cerrah genellikle sentinel bezi ve ona en yakın olan birkaç bezi çıkarır.
• Sadece bir veya birkaç stratejik bezin çıkarılması, meme kanseri küçük (5 cm'den küçük) ve cerrahi öncesinde klinik olarak anormal olmayan lenf bezleri bulunan kadınlar için genel lenf bezi durumunu doğru bir şekilde değerlendirebilir. Araştırmalar, sadece sentinel bezi çıkarılan kadınların, daha fazla lenf bezi çıkarılan kadınlarla aynı şekilde sağlıklı ve kanserden arınmış olma olasılıklarına sahip olduklarını göstermektedir.
• Kimler Sentinel Lenf Bezi Biyopsis İçin İyi Bir Adaydır?
• Sentinel lenf bezi diseksiyonu, erken evre, invaziv meme kanseri olan ve lenf bezi tutulumu riski düşük ve muayenede anormal bez hissedilmeyen kişiler için iyi bir seçenektir.
• Bu kişilerde, kanserin memenin ötesine geçip geçmediğini öğrenmek kritik önem taşır. Ancak, yalnızca en olası anahtar bilgiyi sağlayacak birkaç lenf bezinin çıkarılması mantıklı olabilir.
• 2025 yılında Amerikan Klinik Onkoloji Derneği, erken evre meme kanseri tanısı konan kişiler için sentinel lenf bezi biyopsisi hakkında güncellenmiş kılavuz yayımladı. Bu kılavuzlar, aşağıdaki durumlar için sentinel lenf bezi biyopsisinin önerilmesi gerektiğini belirtmektedir:
- Klinik olarak kotukaltında şüpheli lenf nodu olmayan invaziv meme kanseri
- Birden fazla tümörlü meme kanseri:Çok sayıda tümör olduğunda, her biri birbirinden ayrı gelişmişse (bu tür kanserler nadirdir).
- Mastektomi ile tedavi edilen evre 0 meme kanseri (DCIS-Duktal Karsinoma in Situ).
- Daha önce meme kanseri cerrahisi veya aksiller lenf bezi cerrahisi geçirmiş kadınlar.
- Kemoterapi veya başka bir sistemik tedavi almış sonrasında koltukaltında şüpheli lenf nodu olmayan kadınlar (tedavi, cerrahiden önce yapılmışsa buna neoadjuvan tedavi denir).
• Sentinel lenf bezi biyopsisi aşağıdaki durumlarda yapılmamalıdır:
- Kanser 5 cm veya daha büyükse ya da lokal olarak ilerlemiş ve koltukaltında çok sayıda metastatik lenf nodu mevcut ise (kanser, memede veya yakın lenf bezlerinde yaygın tutulum yapmışsa). Neoadjuvan tedavi bir seçenek olabilir.
- Enflamatuar meme kanseri varsa.
- DCIS, meme koruyucu cerrahi ile tedavi edildiyse.
- Kadın hamile ise.
• Kılavuzlar ayrıca şunları belirtmektedir:
- Negatif sentinel lenf bezi biyopsisi olan kadınlarda aksiller lenf nodu diseksiyon cerrahisi yapılmamalıdır.
- Bir veya iki pozitif sentinel lenf bezi olan ve meme koruyucu cerrahi ile radyasyon tedavisi planlayan kadınlarda aksiller lenf nodu diseksiyon cerrahisi yapılmaz.
- Bir veya daha fazla pozitif sentinel lenf bezi bulunan ve mastektomi planlanan ancak radyasyon tedavisi istemeyen kadınlara aksiller lenf nodu diseksiyon cerrahisi önerisini doktorunuzla görüşmeniz gerekir.
2025 yılında Amerikan Klinik Onkoloji Derneği, erken evre meme kanseri tanısı konan kişiler için sentinel lenf bezi biyopsisi hakkında yayınladığı güncel kılavuzda , aşağıdaki durumlar için sentinel lenf bezi biyopsisinin önerilmeyebileceği hastaları da tanımlamıştır: Klinisyenler, aşağıdaki özelliklere sahip hastalarda rutin olarak sentinel lenf nodu biyopsisi önermemelidir:
• Meme koruyucu tedavi uygulanacak, menopoz sonrası, 50 yaş ve üzeri, ameliyat öncesi aksiller ultrasonda negatif bulguları olan, tümör derecesi düşük, tümör boyutu ≤2 cm olan, hormon reseptörü pozitif ve HER2-negatif meme kanseri
Klinisyenler, şu durumdaki hastalara aksiller lenf nodu diseksiyonu (ALND) yerine mastektomi sonrası memeye radyoterapi (RT) ile bölgesel nodal ışınlama (RNI) önerebilir:
• Mastektomi yapılacak, klinik olarak nod negatif invaziv meme kanseri, tümör boyutu ≤5 cm ve 1–2 pozitif sentinel nodu bulunan hastalar
Klinisyenler, aşağıdaki hasta gruplarında SLNB uygulanmasını düşünebilir:
• Klinik olarak nod negatif olan ve kT3–T4c veya multisentrik tümörleri olan hastalar
• Mastektomi ile tedavi edilen duktal karsinoma in situ (DCIS) hastaları
• Obez, erkek, hamile hastalar veya daha önce meme ya da aksilla cerrahisi geçirmiş olanlar
Klinisyenler, aşağıdaki durumlarda ALND önermemelidir:
• Erken evre meme kanseri olan ve nodal metastazı bulunmayan hastalar
• Erken evre meme kanseri olan, 1–2 sentinel lenf nodu metastazı bulunan ve meme koruyucu cerrahi ile birlikte tüm meme radyoterapisi ve/veya bölgesel nodal radyoterapi (± RNI) alacak hastalar
• Sentinel lenf bezinin ameliyat sırasında doğru olarak bulunabilmesi için, tümörün etrafına radyoaktif bir madde, özel bir boya veya her ikisini birden enjekte edilebilir. Doktor, boyanın nereye gittiğini ve hangi bölgelerde yoğunlaştığını gözlemler. Radyoaktif maddeyi takip etmek için özel bir alet kullanılır.
• Bu işlem, lenf sıvısının, tümörün bulunduğu meme kısmından nasıl aktığını ve hangi lenf bezinin o tümör için "sentinel/bekçi" yani ilk koruyucu bez olduğunu gösterir. Sentinel bez veya bezler çıkarıldıktan sonra, cerrah bu bezleri ameliyat odasında gözlemler ve hisseder. Ancak bu işlem, kesin bilgi vermez; sadece kaba bir muayenedir. Daha sonra, bu bezlerin tümü patoloji laboratuvarına gönderilir ve mikroskop altında analiz edilir. Altın standart patolojik incelemeden gelen rapordur.
Eğer sentinel bezi kanser içermiyorsa: Bu durumda, kanserin memeden başka bir yere yayılmamış olma olasılığı yüksektir. Bu bilgi, idame tedavi kararlarının alınmasında çok önemli bir rol oynar.
Eğer sentinel bezi kanser içeriyorsa: Başka bir tedavi adımı gerekebilir. 2025 yılında Amerikan Klinik Onkoloji Derneğinin yukarıda tanımlanan önerileri doğrultusunda doktorunuz sizi bilgilendirecektir.
• Tıbbi ekibiniz, çevredeki lenf bezlerine yönelik radyasyon tedavisinin, daha fazla cerrahiye göre kanserin tedavisi için en iyi seçenek olacağına karar verebilir.
Faydalar
• Sentinel lenf bezi biyopsisi, meme kanserinin aksiller (koltuk altı) lenf bezlerine yayılıp yayılmadığını öğrenmek için sadece bir veya birkaç lenf bezi çıkarılmasına olanak tanır. Bu, kanserin yayılmasını değerlendirmek için gereksiz fazla cerrahi müdahaleyi engeller ve diğer sağlıklı lenf bezlerinin sağlam kalmasını sağlar. Böylece, hastalar daha az cerrahi travma ve lenfödem riskiyle önemli tedavi bilgileri elde edebilirler.
• Birçok kadın, koltuk altından çıkarılan lenf bezi sayısını minimize etmeyi tercih eder çünkü lenf bezi cerrahisi, geçici rahatsızlıklar ve yan etkilerle birlikte gelir. Örneğin, seroma adı verilen lenf sıvısının birikmesi gibi geçici yan etkiler görülebilir. Diğer yan etkiler arasında hafif koltuk altı rahatsızlığı ve koltuk altı ile üst kolda uyuşukluk bulunabilir. Ayrıca, sadece sentinel lenf bezi biyopsisi yapılmış olan kadınların, aksiller lenf bezi diseksiyon cerrahisi geçirenlere kıyasla daha düşük bir lenfödem (lenf sıvısının vücutta birikmesi) riski vardır. Lenfödem, genellikle kol ve elde görülür ancak meme, koltuk altı, meme, sırt ve karın gibi bölgelerde de oluşabilir. Lenfödem, şişlik, kol zayıflığı, uyuşukluk ve omuz ağrısına neden olabilir.
• Sonuç olarak, daha az cerrahi müdahale, koltuk altı bölgesinde his kaybı, hassasiyetin artması ve rahatsızlık riski daha düşük olabilir.
Dezavantajlar
• Sentinel lenf bezi diseksiyonu, bazen bir veya iki sentinel bezinin kanserli olduğunu gösterse de, bazı durumlarda birden fazla sentinel bezi kanser içerebilir. Bu durumda, daha fazla cerrahi müdahale (aksiller lenf bezi diseksiyonu) gerekebilir. Bu, hastanın daha fazla lenf bezi çıkarılması gerektiği anlamına gelir.
Hatırlatmalar
Tekniğin Sınırlamaları: Deneyimli bir tıbbi ekiple dahi sentinel lenf nodu biyopsisinde, yaklaşık %5 oranında belirli bir sentinel nodu boyayı veya izleyiciyi almayabilir. Bu teknik mükemmel değildir.
Artan Güvenilirlik: Bu işlem, hem boya hem de radyoaktif izleyicinin kullanılması durumunda, yalnızca birinin kullanılması durumuna göre %10-15 daha güvenilirdir.
Yan Etkiler: Sentinel lenf nodu biyopsisi geçirmek, ağrı, uyuşma veya lenfödem gibi cerrahiden kaynaklanan herhangi bir yan etki yaşamayacağınız anlamına gelmez.
Boya: Bu işlemde kullanılan boya, vücudunuzda bir süre kalacaktır — bu süre birkaç ay ile bir yıl arasında olabilir. Boyanın, cildinizin altında bir tür leke gibi göründüğünü fark edeceksiniz. Bazı kadınlar, ameliyatın hemen ardından idrarlarının mavi olduğunu fark eder. Bu, bir şeyin yanlış gittiği anlamına gelmez.
Cerrahınıza Sorulacak Sorular
Sentinel nod biyopsisi için iyi bir aday mıyım?
- Neden evet?
- Neden hayır?
Ne kadar sentinel nod biyopsisi gerçekleştirdiniz?
Hem boya hem de radyoaktif izleyici kullanacak mısınız?
• Kaç nod çıkaracaksınız — sadece sentinel nodunu mu? Yoksa en çok maviye dönen veya en fazla izleyici biriken kümeyi mi çıkaracaksınız?
• Eğer lenf nodu kanser gösterirse, hangi tedavi seçeneklerim olacak?

Mastektomi Sonrası Rekonstrüksiyon İstememek

Mastektomi sonrası rekonstrüksiyon istememek, yani meme alınması (mastektomi) sonrasında yeniden meme yapılmasını tercih etmemek, tamamen kişisel bir karardır. Bu durumda hasta, ameliyat sonrası memesi olmadan yaşamayı seçer.

• Mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu yapılmadan iyileşme, genellikle meme rekonstrüksiyonu yapılan bir mastektomiye kıyasla daha kolaydır. Doku flepleri veya implantlarla yapılan meme rekonstrüksiyonu olan kişiler, istenen sonuçları elde etmek için birden fazla prosedüre ihtiyaç duyabilir — ya da memeleri simetrik hale getirmek için daha fazla prosedür gerekebilir.
• Cerrahınız, cerrahiden önce prosedürü açıklamalı ve ne beklemeniz gerektiğini size bildirmelidir. Örneğin, mastektomi sonrası meme bölgesinde uyuşma olması normaldir. Cerrahınız ayrıca, hastaneden çıktıktan sonra takip etmeniz gereken post-operatif talimatlar vermelidir. Cerrahiden sonra, ağır kaldırma veya meme ve üst vücutla yoğun egzersiz gibi aktivitelerden kaçınıp kaçınmamanız gerektiğini sormak da iyi bir fikirdir. Ayrıca, bir fizik tedavi programının sizin için anlamlı olup olmadığını sormak isteyebilirsiniz.
• Bazı kişiler, düz gitmeyi seçtikten sonra, en azından başlangıçta, bir kayıp ve yas duygusu bildirmektedir. Ancak diğerleri, artık sağlıkları ve refahları için tehdit oluşturan bir vücut parçasına sahip olmadıkları için özgürleştiklerini söylemektedir.
• Bazıları için, düz yaşamak veya asimetrik yaşamak (bir meme ile yaşamak) doğal hissedilir ve nadiren veya hiç meme formu kullanmazlar. Yine de, düz bir göğse sahip olmaya alışmak ve neyin sizi rahat hissettirdiğini bulmak zaman alabilir. Örneğin, çoğu zaman meme formu takmayı tercih edebilirsiniz. Önemli olan, zamanınızı almanız ve kendi hızınızda gitmenizdir.
• Düz giden bazı kişiler, post-mastektomi memelerini dövmelerle süslemeyi tercih ederler — ya genellikle yara izini gizlemeye yardımcı olan dekoratif sanat eserleri ya da meme ucu ve areola gibi görünen restoratif dövmeler.
• Eğer bir meme ucu gibi görünen bir şey isterseniz, poliüretan veya silikon gibi çıkarılabilir meme uçlarını denemeyi düşünebilirsiniz. Bu meme uçları gerçekçi dokulara ve renklere sahip olup, genellikle farklı projeksiyon seviyeleriyle gelir: genellikle düz, yarı dik veya dik. Meme uçlarını takmak için arkasını nemlendirir ve yapıştırırsınız — küçük bir vakumlu kupa gibi — ya da cilde tutunmalarına yardımcı olacak geçici bir yapıştırıcı kullanırsınız. İstediğiniz zaman takabilir ve çıkarabilirsiniz.
• Düz gitmeyi tercih eden bazı kadınlar, her zaman veya sadece belirli durumlarda sütyen içine meme formu kullanmaya karar verirler.

Meme Rekonstrüksiyon Ameliyatı

Meme rekonstrüksiyon ameliyatı, meme kanseri nedeniyle memesi alınan (mastektomi yapılan) veya doğuştan memesi gelişmeyen kadınlarda, memenin tekrar şekillendirilmesi için yapılan estetik ve rekonstrüktif bir ameliyattır.

• Meme rekonstrüksiyonu, mastektomi sırasında veya sonrasında yapılabilir.
• Ameliyat sırasında, eğer meme başı ve areola (memenin koyu renkli kısmı) alındıysa, cerrah yeniden bir meme başı ve areola oluşturabilir.
• Meme rekonstrüksiyonu, memeyi yeniden oluşturmasına rağmen, memeye veya meme başına duyusal his geri kazandırmaz. Ancak bazı meme rekonstrüksiyon türleri, duyuyu geri kazandırabilecek prosedürlerle birleşebilir.
• Bazı durumlarda, meme rekonstrüksiyon ameliyatı, diğer, etkilenmeyen memeye de yapılabilir, böylece iki meme boyut ve şekil bakımından uyumlu hale gelir.
• Eğer meme rekonstrüksiyonu yaptırmayı düşünüyorsanız veya emin değilseniz, mastektomi ameliyatı yapmadan önce, meme rekonstrüksiyonunda deneyimli meme kanseri cerrahınız ile konuşmanız iyi bir fikir olacaktır. Doktorlarınız, rekonstrüksiyonun artılarını ve eksilerini tartışmanıza yardımcı olabilir ve sizin için en iyi seçenekleri önerebilirler.
• İşte meme rekonstrüksiyonunun sizin için uygun olup olmadığına karar verirken göz önünde bulundurmanız gereken bazı noktalar:
• Meme Rekonstrüksiyonu Yaptırmak İster misin?
• Meme rekonstrüksiyonu herkes için uygun değildir. Mastektomi sonrası, bir veya her iki tarafı da düz bırakmayı tercih edebilirsiniz – buna “flat olmak” denir. Her zaman bir meme formu (protez) kullanma seçeneğiniz vardır; bu, sütyen veya mayo içine yerleştirilen bir eklemedir. Eğer kıyafet giyerken veya giymediğinizde kalıcı bir meme şekli isterseniz, rekonstrüksiyon sizin için daha uygun olabilir.
• Bir memenize mastektomi yapıldıktan sonra, bazı insanlar memelerinin dengeli ve simetrik görünmesini ister. Her ne kadar çıplakken rekonstrükte edilmiş meme ile diğer meme arasında bazı farklar görülebilse de, giysilerle birlikte memeleriniz benzer görünecektir. Ancak rekonstrüksiyon onkolojik amaçlı bir cerrahi sonrası yapılacağından birincil amacın onkolojik güvenlik olduğu estetik kaygıların bunun önüne geçmemesi gerektiğini anlamalısınız
Meme rekonstrüksiyonu yaptırmayı karar verirseniz, çoğu teknik birden fazla prosedür gerektirir. İlk rekonstrüktif işlem, meme kanseri ameliyatı sırasında yapılabilir. Ardından birkaç ay sonra ikinci bir rekonstrüktif ameliyat planlanabilir. Ayrıca, ömrünüz boyunca rekonstrüksiyonlu meme ile ilgili birkaç ameliyat daha gerekebilir. Örneğin, kilo değişiklikleri, rekonstrükte edilen meme ile diğer, etkilenmeyen meme arasındaki dengeyi etkileyebilir veya meme implantınızı değiştirmeniz gerekebilir. Cerrahınız, meme rekonstrüksiyonunun her aşamasını size ayrıntılı olarak açıklayarak ne beklemeniz gerektiğini anlatacaktır.
Rekonstrüksiyon yaptırmayan kadınlar, rekonstrüksiyon yaptıranlara göre günlük aktivitelerine çok daha hızlı geri dönebilirler. Farklı rekonstrüksiyon türleri, rutin hayatınıza dönme sürenizi farklı şekilde etkiler.
Eğer öyleyse, her iki omzunuzda da tam hareket açıklığı sizin için önemli olabilir. Kadınlar, meme kası altına veya üstüne yerleştirilen implantların hareket açıklıklarını sınırlayabileceğini veya tam hareket açıklığına ulaşırken rahatsızlık verebileceğini bilmeliler. Bazı özdoku ile rekonstrüksiyon prosedürleri, sırt veya alt karın kaslarını keserek zayıflama veya işlev kaybına yol açabilir. Cerrahınız, her tür rekonstrüksiyonun fiziksel avantajlarını ve dezavantajlarını tartışmanıza yardımcı olabilir.
Diyabet, dolaşım problemleri veya kanama bozukluğunuz varsa, rekonstrüksiyon ameliyatından iyileşmeniz, bu durumu yaşamayan birine göre daha uzun sürebilir. Sigara içme ve içki içme da iyileşme sürecinizi etkileyebilir. Tüm cerrahiler bir miktar iz bırakır, ancak yaranızdaki deri hücreleri iyileşmekte zorlanırsa (bu duruma nekroz denir) cildinizin iyileşmesi engellenebilir. Eğer sigara içiyorsanız, rekonstrüksiyon ameliyatından önce mutlak sigara içmeyi bırakmanız gerekir, böylece vücudunuz iyileşmek için daha iyi hazırlanmış olur. Cerrahınıza sigara konusunda dürüst olmanız ameliyat sonrası yaşayacağınız kötü tecrübelerden sizi korur.
Meme rekonstrüksiyonu ameliyatı, mastektomi ile aynı anda yapılabilir, buna eşzmanlı rekonstrüksiyon denir. Meme rekonstrüksiyonunun geniş meme koruyucu cerrahi ile aynı anda yapılması, onkoplastik meme koruyucu cerrahi olarak adlandırılabilir. Ayrıca, mastektomiden aylar veya yıllar sonra da meme rekonstrüksiyonu yapılabilir — buna geç (delayed) meme rekonstrüksiyonu denir. Meme rekonstrüksiyonunun zamanı, radyoterapi gibi tedavilerin gerekip gerekmediği gibi birçok faktöre bağlıdır.
• Mastektomi geçirecek biri için iki ana meme rekonstrüksiyonu prosedürü vardır:
Özdoku ile Rekonstrüksiyon: Meme oluşturmak için vücudun başka bir bölümünden doku ve yağ yer değiştirilerek uygulanır.
İmplant Rekonstrüksiyonu: Meme, silikon veya farklı maddelerle doldurulmuş bir implant ile yeniden oluşturulur.
Yağ nakli (başka bir bölgeden alınan yağ dokusuyla) çökme veya çökük yerleri doldurmak amacıyla kullanılabilir. Cerrahınız, aynı amaçla kalan meme dokusunu düzenlemeyi de tercih edebilir. Flap veya implant rekonstrüksiyonu, cerrahınızın ne kadar meme dokusu çıkardığına bağlı olarak bir seçenek olabilir ancak daha az yaygındır.
• Meme cerrahınız , sizin için hangi prosedürün daha uygun olduğunu belirlemenize yardımcı olabilir.
• Rekonstrüksiyon süreci ve sonuçları hakkında cerrahınıza aşağıdaki soruları sormak isteyebilirsiniz:
• Bu tür bir ameliyatı ile ilgili deneyiminiz nedir?
• Hangi rekonstrüksiyon prosedürleri benim için uygun?
• Ameliyat sonrası ne gibi iyileşme süreci beklemeliyim?
• Yara izim nasıl olacak?
• Her cerrahide olduğu gibi, meme rekonstrüksiyonu da bazı potansiyel riskler ve komplikasyonlar taşır. Her tür rekonstrüksiyonun biraz farklı riskleri vardır:
İmplant Rekonstrüksiyonunun Riskleri ve Komplikasyonları:
- Enfeksiyon
- İmplant yırtılması veya yer değiştirmesi
- Kapsüler kontraktür: İmplantın çevresinde oluşan skar dokusunun aşırı sertleşmesi ve yoğunlaşması durumu
Özdoku Rekonstrüksiyonunun Riskleri ve Komplikasyonları:
- Flap nekrozu: Meme rekonstrüksiyonu için kullanılan doku flapına giden kan akışının kesilmesi ve dokunun ölmesi
- Yağ nekrozu: Meme rekonstrüksiyonu için kullanılan yağ dokusuna giden kan akışının kesilmesi ve yağın ölmesi
- Herni veya şişlik: Meme yapımı için karın bölgesinden alınan dokunun olduğu bölgede fıtıklaşma; özellikle TRAM flap gibi karın kasının bir kısmının kullanıldığı prosedürlerde bu risk daha büyüktür.
Yağ Nakli Riskleri ve Komplikasyonları:
- Enfeksiyon
- Yağ nekrozu
• Bu komplikasyonlar, her prosedür türüne özgü olup, cerrahınızla konuşarak size uygun olan prosedürü ve olası riskleri en iyi şekilde anlayabilirsiniz.
• Meme cerrahınız ve daha önce meme rekonstrüksiyonu geçirmiş diğer kişilerle konuşmak, sizin için en uygun rekonstrüksiyon sonucunu elde etmenize yardımcı olabilir.
• Eğer meme rekonstrüksiyon ameliyatınızın sonuçlarından memnun değilseniz, düzeltici meme rekonstrüksiyonu prosedürleri mevcuttur. Bu prosedürler, memenin şekil ve boyutunu istediğiniz gibi düzeltmeye yardımcı olabilir. Ayrıca, diğer düzeltici teknikler, memenin pozisyonunu değiştirebilir ve hissettiğiniz ağrı veya rahatsızlığı hafifletebilir.
• Düzeltici cerrahi her zaman sizin özel durumunuza göre uyarlanır. Cerrahınız, değiştirmek istediğiniz özelliklere ve orijinal meme rekonstrüksiyonu ameliyatınızda meydana gelenlere bağlı olarak en uygun seçenekleri önerir. Öncelikli olarak onkolojik tedavinizin tamamlanması ve onkoloğunuzca cerrahinin onaylanması önemlidir.
• Meme rekonstrüksiyonu sonrası tarama, birkaç faktöre bağlıdır:
Meme implantınızın olup olmadığı
• Hangi tür mastektomi geçirdiğiniz
• Eğer meme kanseri tanısı aldıysanız, nüks riskiniz
• Hiç meme kanseri tanısı almadıysanız, meme kanseri gelişme riskiniz
• Bu faktörler, taramanın sıklığını ve türünü belirleyebilir, dolayısıyla sizin için en iyi izleme ve takip planını belirlemek amacıyla doktorlarınızla detaylı konuşmak önemlidir.
• Meme rekonstrüksiyonu herkes için uygun değildir. Mastektomi sonrası, memenizi ya da memelerinizi yeniden oluşturmak yerine, göğsünüzün bir ya da her iki tarafını düz bırakmayı tercih edebilirsiniz. Buna "düz kalmak" denir.
• Doktorlar bazen herkesin meme kanseri ameliyatı sonrası meme rekonstrüksiyonu yapmak istediğini varsayar. Eğer "düz kalmak" tercihiniz varsa bu konuyu gündeme getirmeniz gerekebilir.
• Mastektomi sonrası, doku flepleri veya implantlarla meme rekonstrüksiyonu yerine göğsünüzün bir ya da her iki tarafını düz bırakmayı tercih edebilirsiniz. Bu tamamen kişisel bir tercihtir ve kendi ihtiyaçlarınıza göre karar verebilirsiniz.

Ablatif Yöntemler

Ablatif yöntemler, tıpta istenmeyen dokuları yok etmek veya çıkarmak için kullanılan tekniklerin genel adıdır. “Ablasyon” kelimesi aslında “ortadan kaldırma, yok etme” anlamına gelir. Bu yöntemlerde amaç, hastalıklı veya sorunlu dokunun kontrollü bir şekilde tahrip edilmesidir.

• Kriyoterapi, aşırı soğuk kullanarak kanser hücrelerini dondurur ve öldürür. Ayrıca ağrı kesici ve kanama kontrolü amacıyla da kullanılır. Tüm hücreler, kanser hücreleri de dahil olmak üzere, su içerir. Kriyoterapi hücreleri dondurduğunda, su buz kristallerine dönüşür. Bu buz kristalleri ve soğuk, kanser hücrelerini yok eder.
• Kriyoterapi, bazı kanserler ve diğer lezyonları düzenli olarak tedavi etmek için kullanılır. Örneğin, dermatologlar cilt kanserlerinin erken evrelerini ve potansiyel olarak kanserleşebilecek diğer cilt lezyonlarını öldürmek için sıvı azot kullanır. Ayrıca, bazı rahim ağzı, prostat ve kemik kanseri türlerinin tedavisinde de kullanılır.
• Kriyoterapi, vücutta kanser tedavisi için kullanıldığında, bir veya birden fazla küçük iğne (kriyoprob olarak adlandırılır) sıvı azot veya argon gazını doğrudan kanserli dokuya iletir. Kriyoprobun doğru yere yerleştirilmesi için ultrason, bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi yöntemler kullanılır. Kriyoterapi uygulanan kişiler genellikle iğnelerin yerleştirileceği alanda lokal anestezi alır ve hafif bir sedatif ilaç kullanılır.
Şu anda, kriyoterapi meme kanseri tedavisi için deneme aşamasında bir tedavi yöntemidir. Bilim insanları, kriyoterapinin meme kanseri cerrahisi için iyi bir alternatif olup olmayacağını ve hangi tür meme kanserlerinin kriyoterapi ile daha etkili tedavi edilebileceğini araştırıyorlar. Eğer meme kanseri için kriyoterapi denemelerine katılmak isterseniz, Ulusal Kanser Enstitüsü'nün klinik denemeler arama sayfasını ziyaret edebilir ve kriyoterapi ya da kriyocerrahi ile ilgili bir tedavi denemesi arayabilirsiniz.